Tek Yakarış!

KemalOnalir

Türkiye’nin gündemini dün gece alelacele meclisten geçirilen AKP önergesi oluşturdu. Tecavüz ve istismar konusuyla alakalı olan bu önerge daha çok su götürecek gibi fakat benim değinmek istediğim konu biraz farklı. Konudan ziyade, ‘Her türlü fenalığı ve azgınlığı’ yasaklayan Tanrı’dan bir dileğim var.

İsteğime geçmeden önce biraz bilgi vermekte fayda görüyorum. AKP’nin seçilmiş bakanı Bekir Bozdağ yasanın tecavüzcüleri korumadığını, aksine tecavüz ve istismar mağdurlarının yararına olduğunu söyledi.

Başbakan durur mu, o da hemen bir açıklama yaptı. Tecavüz suçuna en büyük cezaların AKP döneminde verildiğini gururla söyledi. Ve ekledi, ‘Türkiye’de 3000 aile mağdur’ dedi.

Akşam haberlerinde yapılan izahat şöyle, ’18 yaşından küçükken sevgilisiyle kaçan, yaşı yetmediği için nikâh yapılamayan fakat 18 yaşından sonra nikâh yapılınca kocası hapse atılan kadınlara yönelik bir yasa’ hazırlanmış ve kabul edilmiş.

Şimdi burada iki sıkıntı var. Öncelikle AKP’nin tecavüzle imtihanında tek sorusu bir erkeğin bir kadına tecavüz etmesi değil. Ensar Vakfı başta olmak üzere bazı İmam Hatip okullarında daha iğrenç hadiseler yaşandı. Bunları nasıl çözmeyi düşünüyorlar merak konusu.

İkincisi 18 yaşını doldurmayan kişiyi dikkate almayan, ehliyet dâhi vermeyen ülke, 18 yaşından küçük bir çocuğun âşık olup, evden kaçıp evlenmiş olmasını nasıl doğal karşılayabilir? En önemli vatandaşlık görevi olarak pazarladıkları oy kullanma işini bile 18 yaşından küçüklere yaptırmazken, bu durum nasıl doğal karşılanabilir.

Geçelim…

İstismar ve tecavüz olayını çözecek tek yöntemin idam olduğunu söylemekten dilimizde tüy bitti. Tekrar etmeye artık lüzum yok. Fakat bu olaylarla ilgili o utanç yasasını savunanlara bir çift söz söylemek gerekiyor.

Koltuğunu kurtardığınız adamları her karşınızda gördüğünüzde ‘İdam isteriz’ diye slogan atıyor, yaptığınız maketleri şehir meydanlarında sallandırıyordunuz.

Bugün görüyoruz ki sırf başbakanınız savunuyor diye kara dediğinize ak diyor oldunuz. Değerleriniz, inançlarınız nereye kayboldu? AKP önerge verip İslam’ı yasaklasa camileri ateşe verecek adamlarsınız. Sizin değer yargılarınız Genel Başkanlarınızın iki dudağının arasından çıkıyor.

Bu durum bile Genç Atsız’ların duruşunun şerefini ispatlamaya kâfidir.

Son olarak bu yasa tasarısından herkesin anladığı şey ortak. Sevdiğiniz fakat karşılık göremediğiniz kızı iğfal edip, evlenme teklifi ediyorsunuz ve sizi sevmese bile sizinle evlenmek zorunda kalıyor. Böylece mutlu mesut yuvanızda el ele diz dize yaşlanıyorsunuz.

İşte Tanrı’nın koyduğu düzenle oynar, ben seçer yollar, yasa yaptırırım derseniz sonuç bu olur. Tanrı bu konuda yasayı yüzyıllar önce koymuş, Türk bunun adına Töre demiştir. Töre bu adamları, hatta bu tasarıyı aklından geçirenleri 4 parçaya böldürür. Seçmenin aklında bulunsun.

Gelelim dilek kısmına.

Ulu Tanrı, Gök Tanrı, Güzel Tanrı, bu rezillikleri millete düzen diye sunanları sen görüyorsun. Bunların ‘olur verdiği’ bu yasadan en kısa sürede faydalanmalarını sağla. Her birinin evladı bu yasadan faydalanıp, güzel yuvalar kursunlar.

Canı yananların, bu rezilliğe maruz kalıp sesini çıkartamayanların sahibi sensin. Onların hesabını sormayıp, bir de üzerine dalga geçer gibi bu yasaları hazırlayanların, evlatlarına aynı şeyleri yaşat.

And olsun kastım evlatlarına değil. Canları yansın, yansın ki milletin acısını anlasın, senin yasanı tekrar uygulasınlar.

Dileyen âmin desin, dileyen demesin. Benim bugün tek yakarışım buydu.

 

 

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on TumblrShare on Google+Email this to someone