Terör Nasıl Bitermiş

KemalOnalir

15 Temmuz’dan bu yana ne oldu kısaca hatırlayalım.

Devlete sızmış 80 bin FETÖ mensubu ihraç edildi. Ordu, Emniyet, Adalet, Sağlık, Eğitim denmedi hepsi atıldı. Maaşları kesildi, mal varlıklarına el konuldu. Üniversitelerin akademisyenleri dâhi tutuklandı.

FETÖ’ye dışarıdan destek veren ne kadar iş adamı varsa tutuklandı. Şirketlerine kayyum atandı, mal varlıklarına el konuldu. Yakalanamayanlara yurt dışına çıkış yasağı getirildi.

FETÖ’ye eleman sağlayan bütün okullara kilit vuruldu. Binaları kamulaştırıldı.

Örgütle bağlantılı öğrenciler okullardan uzaklaştırıldı, bursları kesildi. Örgüte bağlı okullarda bulunan öğrencilerin bursları aynı şekilde kesildi.

FETÖ lehine neşriyat yapan yayınevi ve gazeteler kapatıldı. TV kanallarına yayın yasağı getirildi. Fethullah Gülen’in kitapları toplatıldı.

Dernek, STK, vakıf gibi oluşumlar kapatıldı, mal varlıklarına el konuldu.

Türkî Cumhuriyetler ve bir kısım Afrika ülkeleriyle görüşler yapılıp örgütün buralardaki faaliyetleri önlendi. Irak ve Pakistan’da da okulları kapatma konusu gündemde.

İdam meselesi yeniden gündeme geldi.

Sonuç ne oldu? FETÖ terörü bitti.

Burada şunu bilmek önem arz eder. FETÖ terörü PKK teröründen farklıdır. Bu örgüt gerilla savaşıyla değil ülkenin yönetimindeki elemanlarıyla iş gören bir metot uyguluyordu.

Mesela; MİT tırlarının yakalanması bu örgütün işiydi. 17-25 Aralık olayları, Ergenekon ve Balyoz kumpasları yine aynı örgütün işidir. Atılan adımlar sayesinde şu an örgütün hareket alanı yalnızca ABD’dir.

Gelelim diğer guruba yani PKK’ya. Bu hainlerin 30 yıllık geçmişleri var. FETÖ’nün sahip olduğu her şeye sahipler. İş adamları, akademisyenler, milletvekilleri, memurlar, sağlık çalışanları vesaire.

Şimdi sorumuzu soralım; ’30 günde FETÖ’ye yapılan bu hareket 30 senedir PKK’ya neden yapılmıyor?’ Görüldüğü üzere bu yöntem gayet olumlu sonuçlar veriyor. Bir terör örgütünün en önemli iki ihtiyacı olan, para ve insan kaynağı musluklarını en baştan kapatmış oluyorsunuz.

Mesele FETÖ’nün darbe yapmış, insanları öldürmüş olmasıysa PKK piknik yapmak için mi dağlara çıktı? Şehirlerin göbeğinde, Emniyet Müdürlüklerimizin önünde patlayan bombalar havai fişek mi? Örnekleri artırabilirim ama lüzum yok. PKK’nın ne olduğunu hepimiz biliyoruz.

Sonuç olarak terör nasıl bitermiş gördünüz mü? Şehide kelle, maymuna sayın diyerek değil. ‘Askerlik yan gelip yatma yeri değildir’ diyerek, ağlak bakanlarının; ‘Ben olsam bende dağa çıkardım’ demesiyle değil. Şeyhler, hocalar, mollalar ile ittifak kurarak, soyu bozukları Diyarbakır’da böğürterek, Kürtçe Kur’an meali dağıtarak, Kürtçe reklam filmi çekerek değil. İşte böyle bitirilir.

İngilizler devlet kavramını; ‘Kadife eldiven içinde demir yumruk’ olarak tanımlar. İlerleyen günlerde bizim nasıl tanımlamamız gerektiğiyle ilgili görüşlerimi yazacağım ama bu konuyla alakalı olduğu için bu cümleyi yazmak istedim.

‘Kadife eldiven içinde demir yumruk’ ne demektir? Aynı İngilizler şöyle açıklıyor; ‘Eğer devletle uyumlu yaşayıp asayişi bozmazsanız, devlet kadife eldiveniyle sizi okşar. Fakat bozgunculuk yapacak olursanız, eldivenini çıkartıp dersinizi verir.’

Gayet basittir. Ömer Seyfeddin, Türklük Mefkûresi isimli eserinde bir kaideden bahsediyor. Bu kural; ‘Ezmeyen ezilir’ kuralıdır. Büyümekten korkan ve düşmanlarını yok etmekten çekinen bir milletin yok olacağını söylüyor.

Aklın yolu birdir.

Terörle mücadelenin metodu da gayet açıktır. Devlet ricalinden koltuklarını tehlikeye atan FETÖ’ye karşı gösterdikleri cengâverliği, milletimizi yok etmeye and içmiş PKK’ya karşı göstermelerini bekliyoruz.

Bu derdin dermanını yıllar önce söylemiş olmanın buruk gururunu yaşıyoruz.

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on TumblrShare on Google+Email this to someone