Terörün En Büyük Kaynağı!

Türkiye’nin yüzyıllardır uğraştığı en büyük problem olan terörün kaynakları bir türlü bulunamamaktadır. Herkes bir taşı kaldırıp altında sebep aramakta, kimisi cebinden sebep çıkartmaktadır.

Bulunan kaynakların en önemlisi ve milletin büyük kısmının mutabık olduğu en önemli husus ‘Dış Mihraklar’dır. Bu mihrakların başı ABD ve İsrail’dir. Bunların yanına adını bildikleri tüm devlet ve milletleri eklerler. Sadece terör olayını bizzat gerçekleştiren unsurları es geçerler. Onlar maşadır, kullanılmaktadır. Aslında çok iyi insanlardır ama hafif saftırlar.

Bir diğer kaynak yine dış güçlerden olan para babalarıdır. Bunlar kendi dünya düzenlerini inşa etmek, silah satmak, servetlerini artırmak için terörü destekler, bizzat örgüt kurarlar. Çok paraları, garip garip huyları vardır. Kafatasından şarap içer, bakire kurban ederler. Bu arada PKK, IŞİD, El-Kaide’yi falan da desteklerler.

Sonra sıra iç mihraklara gelir. Bunlar ülkenin birlik ve beraberliğini istemeyen, ülkemizin önünü tıkayan, halkı bölen, bölünmüş Türkiye’den beslenen insanlardır. Türk milletinin, Türk devletinin önünü tıkayan en büyük unsur, bunlara göre, Türkçülerdir. Bunlar ‘Türk’üm’ demese hiçbir sorun yoktur. Kürtçülük, Çerkezcilik, Arapçılık gibi hareketlerin ortaya çıkmasının tek sorumlusu bunlardır.

Sonra yerli para babaları terörün kaynağı olarak gösterilir. Bunlar da dışarıdakiler gibi servet peşinde olan, silah tüccarlarıdır ve bütün dertleri kaosun devam etmesidir. Büyük Türkiye’nin düşmanı, küresel güçlerin maşası, Masonların kölesidirler.

Masonlar demişken unutmadan onların payını da verelim. Bunlar ‘Büyük İsrail’in taşeronu olduğu için ‘vaat edilmiş’ toprakların kargaşa içinde olmasını sağlamak için Türkiye’deki tüm örgütlere destek vermekte, ülkemizin paçasından çekmektedir.

Tüm bunlara eyvallah, hepsine kabul.

Fakat…

Numan Kurtulmuş’un bugün, Tayyip Erdoğan’ın geçtiğimiz yıllarda söylediği sözler başka bir kaynağında olduğunu gösteriyor.

Tayyip Erdoğan, Dağlıca’da 33 şehit verdiğimiz saldırının hemen ardından canlı yayında ne demişti; ‘400 vekil verilseydi böyle olmazdı’

Bugün Numan Kurtulmuş ne dedi; ‘Referanduma kadar patlamalar, suikastlar olabilir. Sandıktan ‘evet’ çıkarsa terör örgütlerinin sesi kısılır’

O lafından sonra Tayyip Erdoğan kıvırdı, ‘Yanlış anlaşıldım’ dedi, bu laf üzerinden kendisine saldıranlara dava açtı, evlerinden toplattı. Yarın aynısını Numan Kurtulmuş da yaparsa şaşacak bir şey yok. Tecrübe sınanmaz.

Pekâlâ, bu laflar bize neyi ispatlıyor?

Terörün yukarıda saydığımız kaynaklardan çok daha önemli bir kaynağı varmış, onun adı da hükümetmiş. Bu kaynak en önemlisi çünkü memleketin kurumları ellerinde, vergisini yiyor, sarayında oturuyorlar.

Bu sözler itiraf, maçası yiyen savcı varsa ihbardır. Türkçe meali; ‘Biz istesek bu terörü bitiririz ama terör biterse siz bize 400 vekil veya başkanlık vermezsiniz. Bu yüzden siz bizim istediğimizi verene kadar, yani evet diyene kadar, bu terör bitmez.’ Bu kadar açık ve nettir. İsteyen duymazdan gelsin.

İşte böyle, siz hala dış mihrak, iç mihrak arayın durun. Terörün en büyük kaynağını sandıkla seçip, maaş bağladınız. Şimdi istediğiniz kadar kınayın, isyan edin. Bunları ben uydurmadım. Seçtikleriniz söyledi.

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on TumblrEmail this to someone