Teşkilat Nedir?

KemalOnalir

Aynı hedefe ulaşmak maksadıyla, aynı metodu kullanarak, çaba gösteren insanlar topluluğudur. En basit haliyle budur. Fakat bunun daha derinlerinde farklılıkları vardır.

Mesela, İzmir’den bir Türkçü, Adana’ya askerlik görevini yapmak için geldiğinde onu teşkilatı karşılar. İhtiyaçlarını giderir, yol yordam gösterir. Askerlik halidir, paraya ihtiyacı olur, teşkilatı yardım eder.

Başka bir örnek, uzak şehirdeki bir üniversiteyi kazanırsınız. Yol, iz bilmiyorsanız o ilin temsilcisini ararsınız yardımcı olur. Kılavuzunuz varsa Yerleşkeye gider ziyaret edersiniz. Yıl içinde etkinliklere, toplantılara katılırsınız. Arkadaş ortamınız hazırdır.

Geçici bir iş için gittiğiniz şehirde kalacak yer sıkıntısı yaşamazsınız. Temsilciyle görüşürsünüz, evinde misafir eder. En kötü ihtimalle yerleşkede kalırsınız. Yuvanız önceden hazırdır.

Siz teşkilattasınızdır ama öz kardeşiniz değildir. Olabilir. Başka şehirde başına bir iş gelir. Teşkilattaki kardeşlerinizden rica edersiniz, yardımcı olurlar. Güvenebileceğiniz insanlar bir telefon uzağınızdadır.

Teşkilatınız uğruna kavgaya girer, mahkemelik olursunuz. Siz istemeseniz bile memleketin diğer ucundaki ülküdaşlarınız sizin için avukat tutar, yolu gözünde büyütmez duruşmanızda hazır bulunur.

Ailenizden uzakken hasta düşersiniz. Hastahanede başucunuzda teşkilattan bir kardeşiniz hazır bulunur. Hem size bakar hem kitabını okur. Aileniz hastalığınızdan kurtulduğunuzda haberdar olur.

Karnınız acıktığında bir kardeşinizin kapısını çalar sofrasına ortak olursunuz. Aranızda ‘Tuz-Ekmek hakkı’ olur.

Bu örneklerde alan değil veren olduğunuz zamanlar da olur elbette…

Bunun tadı ise apayrıdır.

Yerleşkenizin, yani yuvanızın temizliğini yaparsınız. Evinizi temizlemekten daha çok hoşunuza gider. Yerleşkede sabahlarsınız, en verimli sohbetleri orada yaparsınız. Hep beraber meydanlara çıkar toplumun hastalıklarını, toplumun yüzüne haykırırsınız.

Okulda, sokakta, kafelerde her zaman ve her yerde sırt sırta verip, bölücüye, haine dünyayı dar edersiniz.

Sözün özü şu kardeşim, teşkilatın tadını, gücünü, verdiği hazzı başka yerde bulamazsınız.

Teşkilat insana, candan ve maldan vermenin zorluğunu unutturur. Kibrin zararlarından arındırır. Hoş görmeyi, tahammül etmeyi öğretir. Liseli Türkçülerle vakit geçirmenin zorluğunu yaşatır. Bilgiye aç genç kurtlar soru sordukça kendini geliştirme isteği uyandırır. Ülküdaşa omuz vermeyi, ülküdaştan omuz almayı, bu kuvveti her zaman hissetmeyi öğretir.

Nerede olursan ol, yalnız ve sahipsiz olmadığını anlarsın. Her türlü zorluğun bir arada aşılabileceğini bilirsiniz. Sizi yetiştirip, okutan, memur yapıp maaşınızı ödeyen millete hep beraber hizmet edip, teşekkür etmiş olursunuz.

Bu tercih döneminde üniversite kazanan kardeşlerimi öncelikle tebrik ediyorum. Çalışmaktan bir an vazgeçmeden bölümlerini hakkıyla bitirmelerini diliyor ve istiyorum.

İkinci bir isteğim ise; gittikleri şehrin yerleşkesini boş bırakmamaları, yerleşke yoksa açmak için derhâl çalışmaya başlamaları, teşkilat yoksa Türkçülere bir yurt daha kurmak için kolları sıvamalarıdır.

Ötüken Dergisinin yerleşkeleri Türkçülerin evidir. Nasıl babanız ya da anneniz evlerinin ocağını söndürmemek için çalışıp, çırpınıyorsa bizler de yuvalarımızı açık tutmak, sayılarını artırmak için çalışmaktan bir an bile vazgeçmemeliyiz.

Zorluklar hayatımızın her anında karşımızda olacaktır. Bu gerçeğe karşı yadımızda her zaman şu olacak; ‘Biz Türk’üz ve bir arada mücadele edersek, her zorluğu aşarız.’

Korkmayın, çekinmeyin.

Yerleşkeye girin, selam verip kendinizi tanıtın. Düzeni öğrenin, görev alın. Göreceksiniz ki hayatınızın en güzel anlarını yerleşkenizde yaşayacaksınız. Teşkilatın lezzeti sizlere en tatlı kımız olacak. Birlik duygusunun en güzel duygu olduğunu göreceksiniz.

Hepinizin yolu açık olsun. Tanrı birliğinizi daim etsin. Ayağınıza taş bile değmesin. Soysuz, oynak, ikiyüzlü, kibirli adam aranızda yer bulmasın.

Tanrı Türk’ü korusun.

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on TumblrShare on Google+Email this to someone