Titanik’teki Orkestra Sendromu

“Gazi” meclisimiz devletimizi ayakta tutan sütunların dibine birer birer dinamit koyarken buna alkış tutanların tek gayesi Recep Tayyip Erdoğan’ı sınırsız (legal) yetkilerle devletin zirvesine oturtmaktır.

Ben kendimi onların yerine koyuyorum. Mesela, Atatürk 1921’de vakit kaybetmemek ve ani kararlar alabilmek için meclisin kendisine “Başkomutanlık” yetkisini vermesini istediğinde bende kayıtsız şartsız Atatürk’ün başkomutan olması için elimden geleni yapardım.

Ülkemizde bazı grupların Atatürk gibi gördüğü Cumhurbaşkanı’na böyle yetkiler vermeye çalışması bu yönden bakınca haklı olabilir. Bizim eleştirdiğimiz konu analiz etmeden, sorgulamadan bunu böylece kabul etmeleri.

Bir de vatanperverliğinden pek çok kimselerin şüphe etmediği bazı şahısların, Sayın Cumhurbaşkanı’na bir kaç ay öncesine kadar hakaret üstüne hakaret ederken şu an onu sınırsız yetkilerle donatmaya çalışmasına anlam veremiyoruz.

Siyasetin kirli yüzü diye bir şey yok. Siyaset komple kirli bir şey. Hele ki demokrasilerde…

Kişilerin amacı toplumun genelini memnun edip ülkenin yönetimini ele geçirmek olunca ve hiç kimsenin herkesi memnun edemeyecek olduğunu düşündüğümüz de bunu en sağlıklı başarabilecek kişilerin profesyonel oyuncular ve yalancılar olduğunu anlayabiliyoruz.

İnsanların peşinden koştuğu, miting alanlarında kendilerini yırttığı kişiler sözünden dönenler, kendi çıkarları uğruna dün “kara” dediğine bugün “ak” diyenlerdir. Bu hareketleri kendi 10 yaşındaki çocukları yapsa yanlış birer insan olarak yetişip hayatlarını mahvedecekler kaygısıyla dövmeye kalkan büyükler, iş topyekün tüm milletin hayatı olduğunda desteklediği kişilerin yaptıkları yanlışlara, söyledikleri yalanlara aldırmadan bu kişileri destekliyorlar.

***

Dolar-Euro-Altın almış başını gitmiş ama meclisteki tiyatroda oyuncular birbirlerinin kollarını bacaklarını ıssırıyorlar.

Açlıktan nefesi kokan Yunanlar Ege’de bayrak dikmedik kayalık bırakmadı ama bu arada meclisteki tiyatronun perde arasında Binali Yıldırım’la Kılıçdaroğlu çay içmişler, espriler yapıp gülüp eğlenmişler.

Irak’ta peşmerge eğitiyoruz diye Irak’ın kukla başbakanından nota yedik ama bu arada Bahçeli, Yıldırım ile el sıkıştı, kameralara poz verdi.

Namus meselemiz olan Kıbrıs elimizden gitti gidiyor ama Bahçeli Bey 70 yıllık PKK’lı Ahmet Türk için “Mecliste elimi sıkmıştı, sağlık sorunları varmış Sırrı Süreyye Bey söyledi o yüzden tutuksuz yargılanmalı.” dedi.

Sayın Başbakan Yardımcısı Big Mac üzerinden Dolar’ın aslında bizi o kadar da ezip geçmediğini anlatmaya çalışırken, Ekonomi Bakanı’mız ABD’yi Dünya Ticaret Örgütü’ne şikayet edeceğini açıkladı.

Düz ovada IŞİD’i vuramazken Yeni Şafak gazetesi “atom bombasını” dahi durdurabilecek bir icat yaptığımızı belirtti.

Vekillere yapılan 9 BİN LİRALIK zam ile birlikte kendisine yapılan 100 liralık zamdan memnun olmayan sayın ahalimiz şimdiden seçimlerde kime OY vereceğini düşünmeye başladı. Kıçı boklu bir oyuyla memleketin makus kaderini değiştireceğinden emin olarak gündemi sıkı bir şekilde ana haber bültenlerinden takip etmekte.

**

Kürtlerin Apo aşkına döndü olay. Neydi o katiline aşık olan sendromun adı???

 

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on TumblrEmail this to someone