Turan’ı Türk yazısıyla kuracağız

BerkantParlak

Bugün karşımızda parça parça olmuş Türklük birçok noktada birbirinden farklı farklı düşünür duruma gelmiştir.

Sovyet canavarının iyice derinleştirdiği ayrım bugün Türklüğü ve ortak millet olma bilincini reddederek “Ben Kazak’ım, ben Kırgız’ım, Ben Özbek’im…” Hatta “Ben Azerîyim.” biçimlerini almıştır.

Tek millet olduğumuzu gösteren onca belirtiye rağmen bunlar sanki yokmuşçasına görmezden gelinmekte Türk Dünyası’ndaki fertler dar bir anlayışla çevresine bakmaktadır.

Türklüğü ve hatta dünyayı güzelliğe ve adalete kavuşturabilecek biricik yol Türklüğün güç kazanması, hâkimiyet sağlamasıdır. Bunun da tek yolu Türk Birliği’nin kurulabilmesidir.

Türk Birliği’nin de kurulabilmesi için ön koşul tüm Türklerin aynı düşünmesi ve ortak pencereden bakabilmesidir. Bunun için bir uyanış gereklidir. Uyanış ise ancak dünya Türklüğünün köklerdeki ortaklığı görebilmesiyle mümkündür.

İşte tam burada ortaklığın somut biçimde dışa vurmuş bir gelişmesine rastlıyoruz.

Türklerin binlerce yıl öncesinden oluşturdukları ve yüzlerce yıl önce taşlara kazınarak bugünlere ulaşabilen yazısı bugün Türkleri birleştirebilecek bir gelişme olarak ortaya çıkıyor.turk-yazi-3

Kendisinin bir milletten geldiğinden habersiz Kazak, Kırgız, Oğuz; Türk yazısıyla ilgilendikçe görecek ki aynı şekiller karşısındakilerde de bulunmakta.

Macaristan’da iki yılda bir gerçekleşen Turan Kurultayı’nda bir fotoğraf gördüm. Bir Kazak Türk’ünün atkısında Türk yazısıyla “Kazak eli” yazıyordu.

İşte yazımızın buraya kadar olan kısmının özeti. Bu kadar sözcüğün, bunca harfi silip atabilecek bir fotoğraf. Bu sözcükleri yazmadan yalnızca bu fotoğrafı koysak bile yeterli olurdu.

Ancak yazımıza önemli tarihçilerden Türklük bilimci Prof. Dr. Ahmet Taşağıl’ın geçtiğimiz günlerde yayımladığı bir yazıyı almadan da edemeyeceğiz. Prof. Dr. Taşağıl Tonyukuk yazıtının yanında bulunduğu sırada başından geçen olayı şöyle anlatıyor:

turk-yazi-1Az önce Tonyukuk yazıtında beni derinden etkileyen müthiş bir sahne gerçekleşti. Saha(Yakut) Türklerinden bir grup ziyarete geldi. Tonyukuk hakkında hiç şey bilmiyorlardı. Kendilerine yazıtın Türkçe olduğunu, Türk milleti sözünün geçtiğini söyledim ve gösterdim. Bunun üzerine hepsi yazıta koşarak sarıldılar. İçlerinden bazıları ağlıyordu. Ben de ağlamaya başladım. İşte o an Türk tarihine hizmet yolunda çektiğim bütün sıkıntılara değdiğini hissettim.  Ağlaşarak sarılıp birbirimizden ayrıldık. En uzak bölgede de olsalar Türk adı onları çok heyecanlandırmıştı. Demek ki bu millet nerede olursa olsun yok edilemezdi.

Ve yine bütün yazıyı silip atabilecek bir olay. İşte tam olarak sözünü ettiğimiz durum budur.

Bilge Kağan’ın, Tonyukuk’un, Yolug Tigin’in ve onlarcasının bize ne büyük bir miras bıraktığını böylece görüyoruz.

Türk yazısı geleceğin Türklüğünü şekillendirecek.

turk-yazi-2

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on TumblrShare on Google+Email this to someone