Türkistan’da Neler Oluyor?

KemalOnalir

Ata yurdumuz olan Türkistan son dönemlerde sıkıntılı bir süreç yaşıyor. Konuyla alakalı dergimiz Ötüken’de başkanımız Caner Kara seri makaleler yayımlamıştı. O makalelerden sonra gelişen birkaç olayı daha buradan yayınlayalım.

Bölgede bulunan Türk devletleri 1991 yılında bağımsızlığını kazanmıştır. Henüz genç ve önünde kıt bir idare örneği olan bu ülkeler son yıllarda emperyalist güçlerin odağı haline geldi.

Geçtiğimiz aylarda ABD Dış İşleri bakanı Kerry bölgede bir dizi ziyaretlerde bulundu. Özbekistan devlet başkanı İslam Kerimov’un ölümünden sonra ABD’nin Güney ve Orta Asya’dan sorumlu müsteşarının yardımcısı kalkıp Özbekistan’a gitti.

6 Eylül tarihinde yapılan bu ziyaretten 2 gün sonra Özbekistan geçici devlet başkanını seçti. Fakat usule aykırı bir şekilde mevcut başbakan, devlet başkanı oldu. Normal şartlar altında senato başkanının bu göreve gelmesi gerekiyordu. Şevket Mirzayev isimli bu şahıs 17 Eylül günü Cumhurbaşkanlığı adaylığını açıkladı.

İslam Kerimov’un ölümü Kazakistan’da da değişikliklere sebep oldu. Nursultan Nazarbayev’in büyük kızı Dariga Nazarbayeva, senato başkanı oldu. Bu, şu demek; Nursultan Nazarbayev tıpkı İslam Kerimov gibi görevi devam ederken ölürse kızı, önce geçici belki daha sonra kalıcı olarak Kazakistan Devlet başkanı olacak.

Standart bir ABD vatandaşının harita üzerinde yerini bulamayacağı bu ülkeler, ABD bürokrasisini lüzumundan fazla ilgilendirmeye başladı. Bunun yanında Rusya’da bölgede faaliyetlerini artırdı. Bölgede demografik gücü de bulunan Rusya, özellikle Kazakistan üzerinde etki kurmaya çalışıyor.

2014 yılında Putin, Kazakistan’ın bağımsızlığıyla alakalı açıklamalarda bulunmuş, bu durum Kazaklar tarafından tepkiyle karşılanmıştı. Aynı dönemde Kazakistan’da artan milliyetçiliğe dikkat çeken Ruslar, Nursultan’ın ardından Ukrayna benzeri bir sürecin Kazakistan’da yaşanabileceğini söylemişlerdi.

Rus haber ajansları ve siteleri son günlerde sistemli bir şekilde Türk devletlerindeki Rus azınlığının durumuyla ilgili haberler servis ediyorlar. Kazak gençlerinin Ruslara karşı şiddet uyguladığı, sağlık hizmetlerinin Ruslara verilmediği gibi haberler son günlerde servis edilen haberlerin başlıklarını oluşturuyor.

Bunun yanında Dağıstan ve Kerkük küresel siyasetin bedelini ağır biçimde ödüyor. Dağıstan’da İslam karşıtı hareketlerin yükselişe geçmiş olduğunu haberlerden okuyoruz. Kerkük ise son birkaç gündür PKK tehdidi ile karşı karşıya. Türkmen Cephesi Lideri Erşad Salihi konuyla ilgili bir dizi açıklamalarda bulundu ve dün PKK’nın sözde komutanları tarafından ölümle tehdit edildi.

Genel manada Türk coğrafyasında yaşanan bu durumlar önümüzdeki yıllarda yaşanabilecek sıkıntıların ön habercisi ayak sesleri. Olağanüstü bir durum yaşanmazsa 4 Aralık tarihi bu süreçte önemli. Yeni Özbekistan liderinin seçileceği bu tarih süreci okumamızda faydalı olacak. Bu ara da Türkiye üzerinden yurt dışı seyahatine çıkan Kırgızistan Cumhurbaşkanı, Almazbek Atambayev rahatsızlanıp hastahaneye kaldırıldı, halen tedavi görüyor.

Sonuç olarak küresel siyaset kendine yeni alanlar açmak isteyen emperyalist güçlerin faaliyetlerine hizmete devam ediyor. Hem siyasi hem kültürel manada hızlanan bu yarış, Suriye veya Ukrayna krizinin çözülmesinden sonra yeni mücadele alanının yerini tayin edecek gibi görünüyor. ‘Türkiye bu duruma hazırlıklı mı?’ sorusunun cevabı görünürde bizi memnun etmeyecek vaziyette.

‘Türk devletleri bu duruma hazır mı?’ sorusunun cevabı da aynı şekilde havada kalan cevaplara sahip. Boşa geçirilen 25 yılın faturası bu şekilde önümüze gelmiş oluyor. Sorunların temeline yönelik çalışmaların yapılmaması, irtibat ve işbirliğinin yeterli düzeyde kurulmamış olması, ata yurdumuz Türkistan’ın kaderinin olumsuz yönde şekillenmesine sebep olacak. Türkistan’da başlayacak olan yangın, Türkiye’ye de sirayet edecek.

 

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on TumblrShare on Google+Email this to someone