Türkiye Büyük Millet Panayırı

Dün gece Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde; ‘Değiştirilmek istenilen kanunları görüşelim mi görüşmeyeli mi?’ diye oylama yapıldı. Hapiste olan HDP’liler hariç hemen herkes hazır ve nazır bir halde salonda bulundu.

480 adet milletvekili oy kullandı. 338 kişi tartışalım, 134 kişi tartışmayalım dedi. Buraya kadar sıkıntı yok. 5 kişi boş oy attı. 2 kişi çekimser kaldı. 1 kişinin oyu da geçersiz kabul edildi. Velhasıl tartışmaya başlama kararı çıktı. Bu konuya daha sonra geleceğiz.

Başlığı neden bu şekilde belirledim ondan bahsedeyim.

Dün birçok kişi oylamayı canlı izledi. İzleyenlerin küçük bir kısmı, gerçekten merak edip izledi. Ama büyük bir kısmının izleme sebebi başkaydı. Memleketin rejiminin değişmesi söz konusuydu ama insanlar kaygılanmadı, korkmadı veya sevinmedi. Sadece; ‘Ulan ne yapıyor bunlar?’ diyerek meraktan izlediler.

İzleyenlerin şahit olduğu üzere, Meclis başkanı durmadan, ‘Şu alanı boşaltalım’, ‘Sayın milletvekilleri yerlerimize geçelim’, ‘Sakin olalım’, ‘Buraya gelmeyin’ gibi laflar söyleyip durdu. Düğünlerden aşina olduğumuz, şarkı türkü işlerine bakan kişinin sık sık tekrar ettiği; ‘Çocukları pistten alalım’ tabiri hepimizin zihninde yankılanmıştır.

1 gün içinde milyonla seçmenin oy kullanıp, akşamına hükümetin belli olduğu ülkemizde, seçilenler oylama yapmayı şölen haline getirdiler. Vergilerin binlerce lirasını harcayıp yaptırdıkları ceylan derisi koltuklara oturmaktansa, yüzlerce liralık parlak kunduraları ve rahatsız edici topuklularının üzerinde durmayı tercih ettiler.

Bir diğer şölen canlı yayın konusunda oldu. Meclis TV bazı şeyleri duymamızı doğru bulmamış, bu oylama sırasında vukuu bulan gürültüyü devlet sırrı saymış olacak ki yayının sesini kıstı. Fakat teknolojiyi çok yakından takip eden ama sadece takip eden, teknoloji üretmek konusunda hiçbir fikri olmayan vekillerimiz duruma el koydular. Son model, muhtemelen kendilerinden daha akıllı olan telefonları çıkartıp, 37,5 milyonu asgari ücret ve altında gelir düzeyi ile yaşamaya çalışan insanımıza yayın yaptılar.

Fakat şölen bu kadarla bitmedi. Sağlık Bakanı Recep Akdağ, ‘Bakanım ulan ben, sıra falan beklemem’ diyerek, avucunun ayasına koyduğu pusulaya oyu bastı. Zarfa koyup kutuya atmaya gidiyordu ki önünü kestiler. Fakat bu hareket koskoca bakan beye yapılamazdı. Nitekim kendisi de bu duruma tepki gösterdi. ‘Neden kurallara uymuyorsun?’ diye soran hadsiz bir vekile, ‘Sana mı soracağım?’ diyerek haddini bildirdi.

Açık oylama yapmaya maçası yemeyen meclis ahalisinin bir kısmı, ‘Ben daha yeniyim, seçimden ret çıkarsa kesin benden bilirler’ diye düşünerek onlar da açıktan oy kullandılar. ‘Açık oylama kapalı sayım’ yaptı diye İsmet İnönü’yü eleştirenler İsmet İnönü’ye bile rahmet okuttular. Demokrasinin temel ilkesi olan gizli oylama esasını çiğnediler. Olsun, onlar demokrasi nöbeti tutturdular.

Ve en güzeli de sona kaldı.

Milletvekili nedir? Hiçbir şey bilmeseniz bile kelimeyi oluşturan sözcüklerden bir mana çıkarabiliyorsunuz. Millet ve vekili. Yani milleti temsil eden kimse. En basit tanımı bu.

Nasıl seçilir bu kişi?

Bir partiden veya bağımsız bir şekilde aday olur, insanlar bu kişiye yeterli miktarda oy verir ve kendisini temsil etmesi beyan etmiş olur. Bu kişi de aldığı yetkiyle gider mecliste şehrini ve varsa partisini temsil eder. Şehrini ve ülkeyi alakadar eden konularda söz söyler, kendisini seçenlerin iradesini yansıtır. Bizde pek öyle olmaz ama neyse.

Ne kadar basit değil mi?

Değilmiş.

Dün gece öğrenmiş olduk. 5 boş, 2 çekimser ve 1 geçersiz oy çıktı. Şimdi bunun komedisini bir kenara bırakalım da hazır meclis çalışıyormuş gibi yaparken bir yasa önerisi de ben sunayım.

5 boş oy atan vekiller tespit edilsin. Bunların seçim bölgesindeki insanlar önümüzdeki 5 seçim boyunca oy kullanmaktan mahrum bırakılsın. Bölgelerdeki seçmenlere ve vekillere yavaşlatılmış demokrasi kursu verilsin.  Vekillerin vekâleti düşürülsün.

Boş oy atmışlar veya hiç oy kullanmamışlar. Fark etmiyor. Ya da evet diyenler hesabına oy kullanmış sayılıyorlar. Hatırladığım kadarıyla sistem böyleydi.

2 çekimser oyu atan vekil tespit edilsin. Bunların seçim bölgesindeki insanlar önümüzdeki 5 seçim boyunca oy kullanma hakkından mahrum edilsin. Bölgedeki seçmenlere yavaşlatılmış özgüven eğitimi verilsin. Vekillerin vekâleti düşürülsün, bir askeri kışlada belli bir süre eğitime tabi tutulsunlar.

Geçersiz oy kullanan vekil tespit edilsin, bunun seçim bölgesindeki mevcut ve gelecekteki tüm insanlar süresiz olarak seçme ve seçilme haklarından mahrum edilsin. Vekilin vekâleti düşürülsün, FETÖ’cülükten yargılansın. Bu hareketi ile demokrasimizi küçümsemiş, hakaret etmiştir. Bu hareketin arkasındaki üst akıl araştırılsın, kurulan kumpas bozulsun.

Haydi demokratlar iş başına.

İşte adına meclis dedikleri panayırda dün gece yaşananların kısa özeti. Sizce de şapkayı önünüze koyup düşünmenin zamanı gelmedi mi?

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on TumblrEmail this to someone