Türkiye’de Basın

Yazılı veya görsel basın bir ülke için en önemli unsurlardandır. Millet, dünyada ve ülkesinde olan bitenleri basın yoluyla öğrenir. Basının tutumu, milleti yönlendirmede çok önemlidir. Bu konuda dile getirilmiş çok fazla görüş vardır. Herhangi bir mevzuda mesele olayın ne olduğu değil, basının nasıl servis ettiğidir. Dünyada ve Türkiye’de basın kuruluşları bu güçlerinin farkına varmış, tetikçilik, yandaşlık gibi rollere soyunmuşlardır.

Mesela; Amerika’da Trump’ın durumunun servis edilmesinde bu durumu açıkça görüyoruz. Meksika sınırına duvar çekilmesi, 7 İslam ülkesinden gelecek kimselerin ABD’ye girişine kısıtlama getirilmesi gibi gelişmelerin haberlere yansımasına bakabilirsiniz. Sanki duvar bizim sınıra çekiliyormuş, kısıtlama bizim giriş, çıkışımıza getirilmiş gibi davranıyorlar. Bunu geçtim, bu kararlardan sonra ABD’de meydana gelen bir iki cılız eylemi sanki tüm ABD teyakkuza geçmiş gibi gösterdiler. ABD’liler anket yaptılar, millet Trump’tan razı, haberleri olsun.

Yandaş kanallar, ana haber bültenlerinde esip gürlüyor, ana haberden önce ise ‘evlenme programı’ adı altında kadın pazarlıyorlar. Milletimiz de ağzını ayırıp izliyor. Kimse inkâr etmesin, milletin yarısı yarım ağızla izliyor kardeşim.

Muhalif medya, sırf muhalif olmak için olmadık işler yapıyor, düşmanla işbirliği yapmakta beis görmüyor. Devlet sırlarını manşetten yayınlarken, asıl önemli bilgileri satır aralarına gizliyorlar. Sonra da ABD bayrağı desenli battaniyelerine sarılıp yorgunluk atıyorlar.

Her devrin yayıncısı olanlar var. Bunlar koşan ata binen, verilen paraya göre haber yapan, kalemi satılık insanlar grubudur. Bunların alkışlaması, koltukları işgal ettiğiniz süre ile bağlantılıdır. Koltuk giderse alkış da biter. Kaynak vermeden haber paylaşırlar, köşe yazarları kime ait olduğunu çok iyi bildikleri sözleri, sahibini bilmiyormuş gibi kullanırlar.

Havadisleri doğru almak için devletin resmi yayın organlarını takip etmek en doğrusudur diye düşünürsünüz ama o iş öyle değil. TRT iktidarların resmi yayın organıdır. Anadolu Ajansı ise aldığı talimatlara göre başlık atar. Ankara’da yapılan zam, ‘fiyat güncellemesi’, İzmir’de yapılan ise ‘fiyat artışı’ olarak sunulur.

Tüm bunların özünde mesele muhaliflik/yandaşlık, karşıtlık/tarafgirlik falan değil. Meselenin özü dürüstlükle alakalıdır. Millet olandan bitenden bir şekilde haberdar olacaktır. Yerli medyayı takip etmese, devletimizin simitçilere dâhi, zorunlu tuttuğu İngilizce sebebiyle yabancı medyadan takip edecektir. Burada konu, kendi basınımızın bize karşı dürüst olmadığı gerçeğinin elbet ortaya çıkacağıdır.

Şunu unutmamak gerekir ki; ‘herkes silahla ateş etmez’. Bir gazetecinin devlet sırlarını -bu sır kimin açığı olursa olsun ortada devlet söz konusudur- açık edecek ve Türkiye’yi zora sokacak bir olayı haber yapmasıyla, Güneydoğu’da PKK’nın döşediği mayın arasında fark yoktur.

Bir siyasetçinin çıkar uğruna yalan söyleyerek devleti iflasın eşiğine getirmesiyle, bir yazarın bu yalanı bile bile savunması ile Türkiye’nin Merkez Bankasının soyulması arasında da hiçbir fark yoktur. Birisi silahla soyarken, diğeri kalemle soymuştur o kadar.

Bir yayın kuruluşunun, belirlediği ideoloji yönünde yayın yaparak milleti aldatması ile Türkiye’nin herhangi bir şehrinin bombalanması arasında da bir fark yoktur. Nitekim bu hareket o bombalama girişiminin ön hazırlığından başka bir şey değildir.

Türkiye’de Türklükten taraf olan, doğru, dürüst yayın kuruluşu, gazete, TV kanalı veya yayınevi yoktur. Bu durum 15 Temmuz sihirli değneğiyle biraz daha değişmiş olsa da genel tablo değişmemiştir.

Bu arada Ötüken de taraftar bir yayındır. Onun tarafı Türklük’tür.

Milletin gözü, kulağı konumunda olan basın konusunda daha hassas olması gerekiyor. Mevcut durumu iyi tahlil edip, zararlı yayınları boykot ederek duruş sergilemelidir. ‘Kaldıysa’ şerefli gazeteciler de bir araya gelerek bu durumdan duydukları -ki şereflilerse duymak zorundalar- rahatsızlığı yüreklice dile getirmelidirler.

Türk milletinin bu dönemde uyanık olması gereken en önemli hususlardan birisi de budur. Bu mesele düzelene kadar yabancı haber ajanslarını takip etmekte fayda vardır.

Ne diyeyim? Türkçüleri bu tavsiyeyi yapmak zorunda bırakanlar utansın.

 

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on TumblrEmail this to someone