Türklüğe adanmış bir yaşam: Ali Ulusal- Berkant Parlak

türklüğe adanmış

(Uçmağa varışının birinci yılında unutmadık)

 

Türk milliyetçiliğinin çok sayıdaki neferinden biriydi Ali Ulusal. 81 yıllık yaşamının tamamını Türk milliyetçiliğine adamış, bu uğurda gözü hiçbir şeyden korkmamış, bedel ödemiş, inandığını sonuna kadar savunmuş, inanmadığını ise ağzına almamış seçkin insandı.

1932 yılı Ekim ayında Trabzon’un Of ilçesine bağlı Ballıca köyünde acuna gelen Eğitimci-Yazar ve büyük dava adamı Ulusal, eğitim yaşamına yine Of ilçesinde başladı. Daha sonra Beşikdüzü Öğretmen Okulu’ndan mezun olan Ulusal, öğretmenlik mesleğine Rize’nin Çayeli ilçesindeki Çukurhoca ilkokulunda adım attı. Askerliğini ise 1961 senesinde de yedek subay olarak Amasya’da yerine getirdi.

Eğitimcilik yaşamını farklı eğitim kurumlarında sürdüren Ulusal, Giresun’un Görele ilçesinde 70’li yıllarda Komünizmle Mücadele Derneği’ni kurdu.5 çocuk sahibi Ulusal, eğitimcilik yaşantısı boyunca görev yaptığı okullarda birçok öğrenci yetiştirdi. Öğretmenlik mesleği boyunca siyasi erkler tarafından haksız yere birçok kez sürülmüş Ali Ulusal, nice zorluklara göğüs gerdi.

BİR DEVRE ADINI KAZIDI

ali

“Düzen ve İsyan” ve “Nazım Hikmet vatan hâinidir” başta olmak üzere, biri şiir 6 kitap kaleme alan Ulusal, bir döneme âdetâ adını kazıdı. 1975-76 yıllarında Trabzon Öğretmen Okulu’nda görev yaptığı sırada okuldaki milliyetçi uygulamaları nedeniyle dönemin Türklük nasibini alamamış solcu yayın yapan gazetecileri tarafından hedef gösterildi. Kime hizmet ettiği bilinmeyen dönemin solcuları, kendisine karşı yürüyüş düzenlemişti.

Ulusal’ın yazıyla anlatılamayacak, söylemeyle dile gelmeyecek kadar uzun ve önemli yaşantısında iz bırakan bir olay da, Trabzon’da yaşanan TAYAD olayları ve sonrasında ulusal gazetelere verdiği beyanlardır.  Tutuklu ve Hükümlü Aileleri ile Dayanışma Derneği (TAYAD) adıyla DHKP-C’nin propagandasını yapmak üzere Trabzon’da eyleme kalkışan hâinlere ilk tepkiyi yine Ali Ulusal vermiş ve “Def olun buradan” diye bağırmıştı. DHKP-C  terör örgütünün uzantısı olarak hareket ettiği belirtilen TAYAD’ın o günkü Trabzon eylemlerinde sonradan Türk polisini şehit eden DHKP-C üyesi bir şahıs da bulunuyordu. [1], [2]

Yaşanan olayların ardından “provokatör” avına çıkan, sözde özgürlükçü gazeteler o gün o yaşanan olaylara ilk tepkiyi vermiş Ali Ulusal’ı ‘kışkırtıcı’ olarak nitelendirmeye başlamıştı. Yaşamının hemen hemen her döneminde çeşitli iftiralarla karşı karşıya kalan Ali Ulusal, 73 yaşında bir iftira saldırısıyla daha mücadeleye başlamıştı.

PROVOKATÖR DEĞİL MİLLİYETÇİYİM!

Ali Ulusal, o dönem mağdur gibi gösterilmeye çalışılan ve içlerinde daha sonradan polis şehit edecek bir teröristin de bulunduğu grubun meydan dayağı yemesi olayının baş kışkırtıcısı ilân edilmişti. Akşam Gazetesi ise Ali Ulusal’ı bularak bir söyleşi yaptı. “İşte o adam” manşetiyle okurlarına ulaşan Akşam Gazetesi Ali Ulusal’ın suçlamalara karşı yanıt olarak ise târihî bir söz sarf ediyordu: Provokatör değil milliyetçiyim!

Gazetecinin kendisine “Siz provokatör müsünüz?” diye yönelttiği soruya karşılık böyle bir yanıt veren Ulusal devamında ise şu ifâdeleri kullandı: “Provokatör olanlar Trabzon’u karıştıranlardır. Türk milletinim kanını taşıyan insanların anarşist, provokatör ya da terörist olmasına imkan yoktur.”

Polisin kendisini sorguya çekmediğine de dikkat çekerek, kendisinin ‘kışkırtıcılık’ gibi bir durumun içinde olmadığını kanıtlayan Ulusal, “Eğer devletin polisi beni sigaya çekerse kendi devletine, milletine ihânet etmiş olur. Vatansever bir Türk evlâdını provokatör kabul ederse bunu onun bilinçsizliğine ya da görevinin ne olduğunu bilmemesine bağlamak gerekir” diyordu.

CAN DA ALIR, CAN DA VERİRİZ!

ali 2

Trabzon’da yaşanan olayların sonrasında gerçekleşen bu söyleşinin sonuna doğru İstanbul’dan Trabzon’a diğer TAYAD’lıların da geleceği anımsatılan Ulusal, “Sakın gelmesinler” uyarısıyla birlikte şu sözleri dile getirmişti: “Gelirlerse onları kimse kurtaramaz. Emperyalizme karşı can da alır, can da veririz. Bir daha buralara gelmesinler.”

TAYAD’lıların eylem sırasında “Faşizme hayır” diye slogan attığına dikkat çeken Ulusal, “O sloganı duyunca hakarete uğradığımı hissettim. Onların kastettiği ırk, töre, bayrak, ve vatandı. O nedenle def olun gidin diye bağırdım” dedi.

Ali Ulusal, yaşamının sonlarına doğru Türkiye’nin son durumuyla ilgili de, “O kadar vatan hâini, o kadar ihânet, o kadar kanı bozuk var ki bunların hangisini anlatacaksın? Bunların dışında bir de gâfiller topluluğu var. Türk olmayanlar iktidarı ele geçirdiler ve Türklerden feci bir intikam alıyorlar” sözlerini kullanmıştı.

Sonraları yaşlı bedeni ve yakalandığı amansız hastalığa rağmen, ümidini hiçbir zaman yitirmemiş ve Türk milletinin kurtuluş reçetesi olan Türk milliyetçiliğini anlatmaktan bir an bile geri kalmamış Ali Ulusal’ın, ülkü dolu yaşantısı 2013 yılının 15 Haziran’ında son buldu. O dik durmanın, düşüncelerinden ödün vermeden yaşamanın bedelini ödemiş; üstüne düşen vazifeyi en iyi bir biçimde yerine getirerek öte dünyaya uçmağa varmıştır. O yaşamında tıpkı şimdi kurganının başında yazdığı gibi “Önce Türklük, Turan” dedi.

Yakarışlarımız; Ali Ulusal hocamızın ruhunun şad olması, bağlı olduğu milletin daha da yükseklere erişmesi, inandığı Türkçülük ülküsünün Türk milletinin birincil ülküsü olması içindir.

Tanrı Türk’ü korusun.

Dipnot:

[1] ‘Kadrolu eylemci’ yine gözaltında –  http://arama.hurriyet.com.tr/arsivnews.aspx?id=8742571

[2] Polisi şehit eden terörist Erzurum’da yargılanmış – http://www.haber7.com/guncel/haber/963602-polisi-sehit-eden-terorist-erzurumda-yargilanmis

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on TumblrShare on Google+Email this to someone