Türkmeneli’ne Mektup

Kerkük’te yaşanan olaylar eminim hiçbirinizin malumu değildir. Haberlerde çıkmıyor, gazetelerde yazmıyor, kimse konuşmuyor… Bir kaç aydır Kerkük’ün sözde Kürt valisinin ve Barzani’nin üstüne bir de PKK’nın bölgede Türkmenleri yok sayarak Türkmeneli’ne hakim olmaya çalıştıklarını biliyoruz.

PKK’nın arkasında kimlerin olduğunu yazsak, Barzani’nin arkasında kimlerin olduğunu yazsak haftalar sürer. Ancak şu noktayı anlamak çok önemli; Barzani’nin arkasındakilerden biri de Türkiye Cumhuriyeti’dir.

Orada bir de Türkmenler var. Bin yıldır soylarını, dillerini, kültürlerini, mevcudiyetlerini koruyarak yaşayan kardeşlerimiz…

Bu yazım onlaradır.


Ey benim yüzü güzel, gönlü buruk, eri yiğit, kanı Türk, bileği kuvvetli kardeşim. Yine dardasın. Yine sıkıntıdasın. Yine tek kaldın. Yine ben yokum. Yine seni çakallar sürüsünün içerisinde yalnız bıraktım. Yine yaralanacaksın. Ve ben yine senin yaralarını dahi saramayacağım.

Sadece adı “Türk” olan devletimi Başbuğ Atatürk’ün vefatından beri idare edenler Türklüğü bir kenara koydular. Türk olmayanların yönettiği bu devletin derdi tasası “rant” ve “çıkar” oldu.

“Kardeşlik hukuku?” dedik, “Kürtler de bizim kardeşimiz.” dediler. “Soydaşlarımız?” dedik, bunlar ümmetdaş anlayıp Türkmenleri sınırdan kovdular, memleketi Suriyeli Araplarla doldurdular.

“Silah, asker yardımı yapın.” dedik, “Orası Irak toprağı müdahale edemeyiz.” dediler. “Bari diplomatik alanda destekleyin, Türkmenlere zarar gelmemesi için bir şeyler söyleyin, açıklama yapın.” dedik, gittiler Barzani köpeğiyle diplomatik görüşmelerde bulundular, onun paçavrasını bayrak diye İstanbul’da dalgalandırdılar.

Ama onlar da haklı. Sizde petrol yok ki… Kardeşlik bu devirde para eder mi? Aldıkları petrol oranında sizin kanınız akacak olsa bile hiç umurlarında olmaz. Barzani’yle koca Türkiye ne konuştu sanıyorsunuz kapalı kapılar ardında…

Bizden medet ummayın kardeşlerim. Medyanın zaten umurunda değilsiniz. Sosyal medyadan da hiç “Türkiye nerede, Ankara neden sessiz, Türkmenler katlediliyor kardeşlerimiz nerede…” gibi şeyler söylemeyin. Bizden yardım beklemeyin. Ne Azerbaycan’dan fayda var size ne de Türkiye’den.

Yalnızsınız. Kendi başınızasınız. Kardeşleriniz falan yok. Size soykırım yapmaya kalksalar, bırakın müdahale etmeyi sesleri bile çıkmaz bunların.

O yüzden bunu kabullenin. Bir kurtarıcı gelene kadar, yeni bir başbuğ gelene kadar hayatta kalmaya çalışın, ölmeyin. Tanrı büyüktür. O’ndan umut kesilmez. Tarih boyunca adeta Kürt’ü yarattığını unutan Tanrı onlara fırsat mı veriyor nedir ama er ya da geç adaletin kılıcı tekrar Türk’ün eline geçecektir. Bunun için bekleyin, güçlenin, hayatta kalın.

Canımız yanıyor, ciğerimiz parçalanıyor. Benim Gök Bayrağım ciğeri beş para etmez Kürtler tarafından yerlerde sürüklenirken benim boğazım düğümleniyor. Benim kardeşimin orada canı yanarken hiçbir şey yapamamak kadere lanet ettiriyor. Benim kardeşim yurdunu, vatanını göz göre göre kaybederken içimden “Evet-Hayır” yarışına tutuşan bu ülkeye en ağır bedduaları etmek geliyor.

Türk’ün namerde muhtaç kaldığı bir devirde Türk devletleri sessiz kalıyorsa yerin dibine batsın o devletler.

İnşallah, Türk’ün bir damla yaşı yok edecek dağı taşı.

Yaradan’a emanetsiniz. Bu milletin gönlündesiniz…

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on TumblrEmail this to someone