Turunçgillerin Kavgası

2006 yılında, Tayyip Erdoğan’ın kendi deyimiyle Ergenekon savcılığı yaptığı dönemde, Hollanda Türkiye’nin anayasasının değişmesi gerektiğini savunuyordu. O sıralarda FETÖ avuçlarını kaşıyor, AKP de yeni anayasa için çalışmalara başlıyordu. Birkaç yıl sonra referanduma gidildi. Yine “evet”, “hayır” mücadelesi başladı. FETÖ ölümüne “evet” diyor, MHP ise “Hayırda hayır var!” sloganıyla seçime katılıyordu.

O zaman Başbakan olan Tayyip Bey diyordu ki: “80’deki darbecilerin, Kenan Evren’in yargılanması için ‘evet’ de!”

O zaman da türlü hileler döndürülmüştü, hatırlarsanız…

Elazığlı bir ihtiyar hayır diyeceğini açıklamış, AKP medyası “Darbeyi gören Amca da evet, diyor.” diye haber yapmış, neticede ihtiyar çıkıp bu duruma isyan etmişti.

Seçimleri “evet” diyenler kazandı. Sonra ne oldu?

Kenan Evren’in durumunda hiçbir değişiklik olmadı. Aksine muhteremle araları daha iyi oldu. Açın arşivlere bakın. Basın ve medya da babamın malı değil ya!

Şimdi yine aynı muhabbetler dönüyor. Yeni anayasayı onaylayanlar; ABD, Hollanda, İngiltere ve Almanya gibi ülkelerin “hayır” dediğini iddia ediyor.

Birileri bana, ABD’nin veya bu saydığım ülkelerden birinin Türkiye vatandaşı olup olmadığı konusunda bilgi verebilir mi? Rica ediyorum. Çok merak ettim.

Güzel insan… Yiğit Yeniçeri… Kahraman 15 Temmuz savaşçısı… Halk Özel Harekat…

Bu adamlar hayır seçeneğinden yana olsa, evet oyunu yükseltecek hamleler yaparlar mı? Bunlar senin gibi cahil mi? O kadar cahil olsalar, üç gün önce ülkenin kar eden ender şirketlerinden birini satın alıp üç gün sonra kapıya koyarlar mı?

2008 yılında, AKP Avrupa’da yaşayan gurbetçiler arasında yeterince örgütlenmemişti. MHP veya Ülkü Ocakları, hala Avrupa’da güçlü bir örgütlenmeye sahipti. AKP ise yazdığım tarihte 5749 sayılı kanunla ne yaptı? Yurt dışı temsilciliklerinde seçim çalışması yapılmasını yasakladı!

Şimdi gelelim esas meseleye…

Kendi getirdiğin kanunu çiğniyorsun. Her konuda olduğu gibi mevcut anayasayı yok sayıyorsun. Devletin imkanlarını kullanarak “evet” mitingi yapmaya gidiyorsun. “Evet” mitinginde, “hayır” oyu kullanacaklara terörist, 15 Temmuz’dan yana, millet düşmanı, bilmem ne diye ithamda bulunmak için hazırlanacaksın. Kapıya konup devleti rezil ettiğinde de çingenelik yapıp hem Hollanda’yla gerilecek hem de terörist dediğin kendi vatandaşlarına “Bu devlet meselesi, beni destekle.” diyeceksin.

Hadi oradan!

Yine Hollanda’nın anayasanın değiştirilmesi yönünde fikir belirttiği günlerde, Tayyip Bey kime posta koyuyordu? Rauf Denktaş’a! Ne diyordu? “Git kendi ülkende miting yap!”

Bugün de muhalif olanlara her türlü engellemelerde bulunuluyor. Mitingler sabote ediliyor, reklam panolarının kullanımına müsaade edilmiyor, televizyonda muhalefet edenler işlerinden kovuluyor ve Tayyip Bey Almanya ile Hollanda’nın Nazi olduğundan dem vuruyor.

Siz kimseden öğrenecek değilsiniz Nazi olmayı!

AKP Hükümeti sabıkalı bir Hükümettir. Her konuda devleti rezil etmek, birinci sabıkasıdır. Dava haline getirdiği rant meselelerinde tükenmişlik olduğu zaman kendi adamlarını satmak da ikinci sabıkasıdır. Bu sabıka kaydı, FETÖ, açılım, Oslo, ayakkabı kutuları vesaire diye uzar gider…

Bizi ilgilendiren suçlarına gelelim!

Mavi Marmara olayı nasıl kapandı? “Kimden izin aldınız!” dedi. Demedi mi?

Aylarca Rus uçağının düşürülmesi üstüne prim yaptı. Kendi Başbakanı “Emri ben verdim!” dedi. Sonra ne oldu? “Pilot FETÖ’cü imiş!”

Kerkük’te o kadar Peşmerge baskısı oldu. Türkmenler belki milyon defa yardım istedi. Ne oldu? Barzani Türkiye’ye geldi, paçavrasını astırdı. Binali Bey “Irak’ın anayasasına saygı duyarız, her yerde böyle.” dedi.

Irak anayasası, Haçlı işgali altındaki bir ülkenin anayasasıdır! Barzani denen tasmalı itin paçavrasını astırabildiği ender yerlerden biri, -devlet diyemiyorum- AKP protokolüdür!

Sen kalkıp Haçlılar “hayır” diyor propogandası yapacaksın, sonra da hiç sıkılmadan Haçlı anayasasına saygı duyacaksın!

Devam edelim.

Başımıza çuval geçirilen günleri hatırlayın. Hurşit Paşa alelacele “Nota verelim!” çağrısı yapmış, dünya liderimiz, ümmet sultanı efendimiz reisimiz “Müzik notası mı veriyorsun?” demişti. Sonra ne oldu? Ergenekon’un savcısı, Hurşit Paşa’yı da içeri yolladı.

Nasıl mücadele ediyor Haçlılar’la ama… Duygulanıyorum.

Irak’ın işgal edileceği günlerde kendisine partisinden gelen yükselen muhalif sesler karşısında öfkeleniyordu. Haçlı koalisyonuyla beraber, Irak’ı işgal etmek istiyordu. Bunda başarılı olamayınca, Amerikan askerlerinin evlerine sağ salim dönmeleri için dua etti. BOP’un eş başkanı idi nasılsa…

HÖH… Cengaver… Ümmet’in savaşçısı…

Sana diyorum!

Yunanlılar birer birer adalarımızı işgal ederken Hollanda ile neden gerildiniz? Yunan’a tek kelime yok; aksine devlet kanalında Yunan’ın suratına “Mustafa Kemal’in askerleriyiz!” diye bağıran Beşiktaş taraftarının sesi kısılsın. Sonra çık “Bu devlete yapılmıştır.” de.

Hadi oradan!

Lafa gelince Lozan’a saldırmak için sıraya giriyorsunuz.

Hükümetin sabıkası bitmez. Mevcut anayasa değişikliği kapsamındaki 18 maddenin bir tanesi bile devletin, Türklüğün bekasıyla ilgili değildir. Tayyip Bey tek adam olsun diye Hollanda ile gerilmenin devlet meselesi diye yutturulmaya çalışılması rezalettir.

Şunu da hatırlatayım: Yakın zamanda Hollandalı Vitol Group, 1 milyar 368 milyona Petrol Ofisi’i satın almıştır.

AKP hangi ülkeyle gerildiyse, onu ihale şampiyonu yapmıştır.

Bir yalana bir kere kanarsan saf derler. İkinci kez kanarsan aptal derler. Bu gerilmelerin her seçim öncesi yaşanması, AKP’nin seçim gerginliğinden olmayacağına göre… Ya oy peşinde olduklarını kabul edeceksin ya da bilmem kaçıncı kez bu gerilimin seçim öncesi yaşanmasında art niyet olmadığını savunup kendini kandıracaksın.

Yeniçeri dedik de…

Pollyanna çıktınız.

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on TumblrEmail this to someone