Uluyarak Güldük!

KemalOnalir

Dünden beri yeni bir dedikodu piyasaya düşmüş. Mensubu olmaktan onur duyduğumuz Genç Atsızlar teşkilatı FETÖ soruşturmasına dâhil edilip, Atsız’ın fotoğrafı suç delili olacakmış.

Her zaman yaptığımız yapıp, bu tehditlere ve iddialara karşı ‘uluyarak güldük.’

Öncelikle Türkçü yalnızca kendi vicdanına ve milletine hesap verir. Bunlardan başka sorgulama mercii yoktur. Şayet mevcut kuvvetler bir soru sorarsa, sordukları için değil, biz öyle uygun gördüğümüz için cevap veririz.

Türkçüler bu Nurculuk sayıklamasına aşinadır. Bizden önceki Türkçüler Said-i Norsi ve Nurculukla, Risale-i Nur denen zırıltıyla nasıl mücadele ettiyse, bizde benzer hareketlere karşı mücadeleyi kendimize vazife bildik.

Bizi Cemaatçi olmakla itham edecek olanlar önce kendi mazisine baksın. Sizler; ‘Bu hasret bitsin’ diye yaşlı gözlerle ‘Hoca Efendi’nizi sayıklarken, Bülent Arınç denen, ağlamadan sorumlu bakanınız, FETÖ mensuplarının ellerini öperken, Melih Gökçek namıyla tanınan, resmiyette belediye başkanı, aslında Twitter fenomeni olan zat, Ankara Belediyesinin arazilerini Fethullah’ın Kıtmirlerine peşkeş çekerken biz, içini FETÖ’cü doldurduğunuz polis teşkilatının yüzüne; ‘İmam’ın ordusu’ diye tükürüyorduk.

Atadığınız FETÖ’cü, cahil valiler, akıl dışı sebeplerle dava arkadaşlarımızı evlerinden topluyor, genel kültür derslerini sorgu tutanaklarından alıyorlardı.

Sizin sayenizde savcı, hâkim, avukat olan bir kısım FETÖ’cü çeşitli zaman ve mekânlarda dava arkadaşlarımız sorguya çekiyor, tutuklu arkadaşlarımızı ziyaret edenleri bile fişliyor, makamına ne kadar küçük geldiğini mahkeme salonunda kurduğu; ‘Bizden kelle istediler birader’ sözüyle ispat ediyordu.

Sizin namusunu korumayı beceremediğiniz, Özel paşanız döneminde Diyarbakır Jet Üssünden indirilmesine müsaade ettiğiniz bayrağın nöbetini tuttuk. Nöbet sırasında saldırıya uğradık, dava arkadaşlarımız yaralandı, kanları toprağı suladı. Biz bu durumdan gocunmadık, gurur duyduk. Fakat sizin savcılarınız bizi suçlu buldu. Cezayı bize kestiler. Sonra onlar da Fethullah denilen köpeğin, köpeği çıktılar.

Eğer ülkede ‘Kıtmir’ arıyorsanız önce AKP’nin içine ve çevresine bakacaksınız. Şu Bülent Arınç denilen herifin ihbar niteliğindeki sözleriyle, Ankara Belediye başkanını alacaksınız. Zamanında kullanıp, şimdi bıraktığınız bakanlarınız, vekillerinizi toplayacaksınız. İl/ilçe başkanlarınız gözden geçireceksiniz.

Genç Atsızlar, yani Türkçüler sizin ağa babalarınızı, üstatlarınızı çok iyi tanır, bilir. Sizinle mücadelemiz yeni değildir. Fikirleriniz, amacınız, Türklüğü yok etme gayeniz yeni değildir. Söylemleriniz ve isimlerinizden başka değişen bir şeyiniz yok.

Bizimse sizin ve sizin gibilerin karşısında durmaktan korkmak, çekinmek, sinmek, ürkmek gibi bir hâlimiz yok. Güçlü olanın kazanması gibi bir durum da yok. En adil hüküm koyucu olan Tarih ve en adil hakem olan Tanrı’nın Mahkeme-i Kübra’sı kazananın kim olduğunu tayin edecektir.

Dava arkadaşlarımdan tereddüt edenlere sesleniyorum; 3 Mayıs’ta slogan atmak, 11 Aralık’ta Kürşad’ın Sofrasında şiirini okumak, telefonda Vatan Marşı dinlemek eğlencelidir. Şimdi o sloganları ve eserleri tekrar dinleyin, sözlerin manasını sindirerek, anlayarak duyun.

Her Vatan Marşı dinleyişimizde; ‘Taşında gözü olanın, yurduna mezar kazacağız’ demiyor muyuz? Tabutlukların bizi korkutmadığını haykırmıyor muyuz? Bunlar sizin için uçup giden sözlerden ibaretse söyleyecek lafım yok. Manasını anlayıp, ona göre hareket edecek olanlar, hareketin geleceğini tayin edecek olanlardır.

Sonuç olarak hiç kimse bizleri kendi Kıtmirleriyle karıştırmasın. Bizim başımızı eğecek bir tek sözümüz, hareketimiz yoktur. Bu memlekete zararı olacağını düşündüğümüz adamlarla bir bardak su içmişliğimiz, kaynağını bilmediğimiz tek kuruş parayı cebimize koymuşluğumuz yoktur. Herhangi bir getiri uğruna tek taviz vermişliğimiz, iktidar olma uğruna oynanmış tek oyunumuz yoktur. Gizlimiz saklımız, kapaklı işimiz, bilinmesini istemediğimiz bir tek hedefimiz yoktur.

Bizzat yapıp da altına imzamızı atmadığımız eylemimiz, vatan uğruna ölmek veya öldürmekle ilgili tereddüdümüz yoktur.

Mevcut iktidar gibi mevcut muhalefet de bu duruşumuzu kendisine yontmaya kalkmasın. Bu belanın çıktığı yer meclistir. Meclis hem iktidar hem muhalefetle oluşur. Yani bu pislik hepinizin pisliği. Kendi milliyetçilik anlayışınızla bizimkini kıyaslamayın. Yönlendirilebilen hareketleriniz bizim davamızın yanına yakışmayacak kadar iptidaidir.

Genç Atsızlar’a laf etmeden önce destur çekip, ağzınızı yıkayın. Şereflilerin taviz vermediğini, şerefin tavizi olmadığını, şerefli bir adamın şerefi için gözünü kırpmadan can alabileceğini unutmayın.

 

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on TumblrShare on Google+Email this to someone