Vatansızseverlik!

Bulgaristan ve Romanya’nın Avrupa Birliğine katıldığı tarihten sadece 6 ay sonra Almanya sınırları içinde suç oranı %700 artmıştır. Dilencilik oranı da en az suç oranı kadar yükselmiş, bunun yanında cam silmek, trafik ışıklarında çiçek satmak gibi hareketlerin oranı da bir bu kadar yükselmiştir.

**

Aynı durumdan İspanya dahi etkilenmiş, aynı tarihler itibariyle suç oranı ve asalak faaliyetleri en az %500 artmıştır. Aynı tarihlerde salgın hastalıklar, kayıt dışı çocuk doğumları gibi hadiselerde de artış olmuştur.

**

Bu tecrübe Irak ve Suriye göçleri konusunda Avrupa Birliği ülkeleri için ders olmuştur. Artık hiçbir mülteciyi doğrudan kabul etmiyor, Türkiye gibi ülkeleri maşa olarak kullanıp, ateşle yüz göz olmuyorlar. Siparişle mülteci alıyor, kriter olarak üniversite mezunu olmak, Hristiyan olmak, yabancı dil bilmek gibi şartlar öne sürüyorlar.

‘Planlama yapıyorum’ diyerek 6 ayda 1 defa o da canları isterse 1000-2000 tane mülteci alıyorlar. Geri kalanı için ‘Ben sana parası neyse vereyim bunları bana gönderme’ diyerek Türkiye’yi kullanıyorlar. Cumhurbaşkanı’nın dediğine göre adı geçen parayı da alabilmiş değiliz.

**

Vatansızların Türkiye’ye maliyetini ve diğer durumlarını daha önce yazmıştım. Yazının bağlantı adresini en sona ekleyeceğim. İsterseniz okursunuz.

**

Bugün Sakarya vilayetimizde bir eylem yapıldı. El kadar çocukların, koca koca kadınların ve erkeklerin ellerine aldıkları dövizlerle yaptıkları açıklamaların fotoğrafları paylaşıldı. Pankartlarda yazanları aktarıyorum;

‘Sakarya Suriyelilerin vatanıdır’

‘Müminler ancak kardeştir’

‘Irkçılık haramdır’

‘Suriyeli mülteciler kardeşimizdir’

**

Sakarya Suriyelilerin değil Türklerin vatanıdır. Son cümleden yola çıkarsak Suriyeliler sadece bizim için değil eylemi yapanlar için de mültecidir. Yani vatanlarını bırakıp göç etmişlerdir. Geldikleri yer onların, Sakarya Türklerindir. Bu konu hakkında kanıt getirme lüzumu dahi duymuyorum.

Kardeşlik hukuku karşılıklı işler. Siz karşınızdakine kardeş gibi davranırken karşınızdaki size hainlik ediyorsa hukuk bozulur. Buna rağmen siz hukuku sürdürseniz adınıza kardeş değil aptal denir. Öz kardeşi evine gelse 1 yıl kalmasına müsaade etmeyecek adamlar hiçbir bağı olmayan insanların 5 senedir vatanının içine etmesine müsamaha gösteriyorsa burada bir sıkıntı var demektir. Müminler kardeş olacaksa bu kitlelerin karşılıklı olarak kardeşlik hukukuna uymasıyla olur. Suudi Araplara, Mısır’ın mevcut yönetimine işletmediğiniz kardeşlik masalını Suriyeliler için öne süremezsiniz. Bunun adına iki yüzlülük denir.

Irk, Irkçı, Irkçılık kelimelerinin anlamını dahi bilmeden, bu kavramların tarihsel sürecinden bihaber bir şekilde kullanmak cahillik göstergesidir. 5 Haziran günü Cuma hutbesinde de aynı şeyi yapıp camilere tövbe ettirmiş adamlarsınız. Bilmediğiniz kelimeyi kullanmayın. Anlamadığınız kavramlar hakkında fikir yürütmeyin.

Son pankartta yazanlar pankartı sallayanlardan başkasını bağlamaz. Geçelim.

**

Sonuca gelirsek; Suriyelileri çok sevenler, yanlarına birer Suriyeli aile alarak kardeşlerini hasret kaldıkları vatanlarına götürüp onlarla birlikte orada kalabilirler. Türk topraklarında sizin şarlatanlıklarınızı izlemek zorunda değiliz.

Bu gördüklerine anlam veremeyen kardeşlerim için bir konuyu izah edeyim. Bu tür olayları icra ederek bizleri de izlemeye maruz bırakanlara dikkat edin. Bu vatanın evladı gibi değiller. Onların vatan anlayışıyla sizin vatan anlayışınız bir değil. Onların bırakıp geldiği topraklara altın küpleri, bizimkilerde atalarımızın bedenleri gömülü. Temel farkımız budur.

 

Vatansızlar!

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on TumblrEmail this to someone