Yabancı Okullar

Yazının ana fikri şu: Çocuklarınızı yabancı okullara gönderin.

Eğitim çok güçlü bir silahtır. Bu silahın iki şekilde çalışma prensibi vardır. Ya düşmanlarınızı yok edersiniz ya da düşmanlarınız sizi kendi silahınızla yok eder. Bu silahı geliştirmenin ve elinizde patlatmadan düşmana karşı korumanın tek yöntemi ise bilimi rehber edinen vatanperver kişilerin hazırlayacağı mükemmel bir eğitim sistemidir.

Son 10 yılda 765 kere değiştirilen eğitim sistemimize baktığımızda hiçbirinin başarılı olmadığını görüyoruz. Burada iyi niyet yoktur. Hizmet aşkı yoktur. Bu değişiklikler bilerek yapılmıştır. Birileri aptallaşmış, afallamış bir nesil istediği için yapılmıştır.

Hayal edelim. Eğitimden hiç anlamayan birisiniz. Devlet size geliyor diyor ki “Falanca bey/hanım, sizi milli eğitim müsteşarı veya bakanı yaptık. Eğitim sistemimizin düzelmesi size bağlı. Elinizden geleni yapınız.”

Eğitim sistemleri konusunda cahilsiniz. Konuyla ilgili bilginiz, fikriniz yok. Koca bir ülkenin gençleri size bağlı, gelecek size bağlı. Ne yapardınız?

Bence biraz panik olduktan sonra en basit yöntemi uygulardınız: Kopyalardınız. Beş tane konusunda uzman profesörü alır, dünyanın en başarılı eğitim sistemine sahip ülkeler hangileri oralara gözlem ve araştırma yapmaya gönderir, o sistemleri Türkiye’de uygulatırdınız. Gavurun çocuğunda işe yarayan sistem bizim çocuklarımızda da işe yarardı ve o sistemle yetişen çocuklarla muasır medeniyetler seviyesinin en üstüne çıkabilirdik. Milli gelirimiz, yaşam seviyemiz, mutluluk oranımız yani kısaca tüm iyi şeyler artabilirdi.

Bunu eğitim sistemimizin içine edenler düşünemezler miydi? Elbette düşünebilirlerdi. O yüzden diyorum ya burada bir kasıt var, bilinçli olarak yapılan bir aptallaştırma çalışması var.

İçine edilen eğitim sistemiyle birlikte her bir nesli 5 yıldan hesaplasak 3 nesil heba oldu. Daha da olmaya devam edecek gibi gözüküyor. O yüzden çocuklarınızı kirli emellere alet etmeyin. Kendini kanıtlamış bir takım eğitim kurumları var. Çocuklarınıza bir takım değerleri aşıladıktan sonra o eğitim kurumlarına gönderin. Çocuklarınıza ev bırakmaya, apartman dikmeye, araba almaya çalışmayın. Özel üniversiteye de göndermeyin. Mümkünse ilkokuldan itibaren, imkanlar uygun değilse de mutlaka lise de yabancıların okullarına gönderin. Merak etmeyin misyoner falan olmazlar. Alim olurlar. Memlekete en yüksek perdeden hizmet ederler. Refah içerisinde yaşarlar.

***

Forbes Dergisi’ne göre 2016 yılında NASA’ya 19,3 Milyar $ bütçe ayrılmış. NASA dediğimiz kurum uzayı gözlemleyen, karavana mermi sıkar gibi uzaya bir daha dönmemek üzere uydular gönderen, Mars’tan taş toprak toplasın diye milyonlarca dolarlık aletler yapan bir kurum. Yani sana şu ana kadar bir gram getirisi olmamış sürekli para yiyen bir organizasyon.

Bu ne demek oluyor? Adamlar sırf merak için, ya bir şeyler bulursak diye bu kadar para harcayabiliyorlar. Zamanında Amerika kıtasını keşfedip oralardan tonla altın gümüş getirdiği gibi şimdi de uzayı keşfetmeye çalışıyorlar. Oraların nimetlerinden ilk faydalanan olmak istiyorlar. 1958’den beri oraya yapılan tüm yatırımlar ileride daha zengin, güçlü ve bilgili bir Amerika için yapılıyor. İşte devlet olmak, uzun vadeli projeler üretip yatırımlar yapmak böyle bir şey.

Peki, bizim eğitim sistemimizde yetişip de NASA’da çalışabilecek kaç kiş vardır? “Erzurum İmamhatip Lisesi’nden Abdullah Koşar yaptığı projeden dolayı NASA’dan davet aldı.” gibi bir ifade duyabilmeyi umut ediyor musunuz? Ya da “Bayburt Üniversitesi’nde Mekatronik Mühendisliği öğrencisi Hasan Dikili NASA’nın daveti üzerine eğitimine ABD’de de devam edecek.” gibi bir haber okumamız mümkün geliyor mu size?

Ama bir kaç yıl önce Robert Koleji’nin yetiştirdiği Celal Şengör’ü NASA davet etti. “Merkür’ün jeolojik yapısını anlayamıyoruz. Bize yardımcı olur musunuz?” dediler. Adam da gitti Merkür’ün sıradağlarını falan inceledi, konuyla ilgili makale yazdı geldi. Ve bu adam İTÜ’de ders veriyor. “Niye Amerika’da yaşamıyorsun?” dediklerinde de “Ben milliyetçi adamım, ülkeme hizmet etmem gerektiğini düşünüyorum.” dedi. Bu adam devşirilmiş mi? Yabancı emellere alet edilmiş mi? Hayır. Hava Kuvvetleriyle sıkı fıkı olan bir aile de milliyetçi bir bilinçle yetiştirilmiş, en iyi eğitim kurumlarında eğitim almış ve şimdi dünya çapında bir bilim adamı olarak ülkesine hizmet ediyor.

O yüzden en iyi yatırım çocuklarımıza yaptığımız yatırımdır. Onlar için de yapabileceğimiz en iyi ana-babalık onların en iyi şekilde eğitilmesini sağlamaktır. Bunu da maalesef ülkemizde en iyi yabancı okullar yapmaktadır. Bunu milli hassasiyetleri olan bir eğitimci olarak söylüyorum.

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on TumblrEmail this to someone