Yahudi!

Dünya yıkılsa, gökten taş yağsa, dört bir yanı sel bassa, yolda yürürken ayağına taş takılsa suçlu aynıdır. Yetişkin bir Siyasal İslamcı hafifçe esen bir rüzgâr için bile Yahudileri suçlayabilir. Beğenmediği herkes Yahudi’dir. Yahudi olmasa bile muhakkak Yahudilere hizmet ediyordur. Doğrudan bağlantı bulamazsa kendisiyle aynı şeyi düşünmediği için dolaylı yollardan Yahudilere hizmet ediyordur. Mutlaka bir Yahudiliği vardır.

**

Ülke bizim ülkemiz, vergiyi bizim devlet topluyor, cezayı bizim devlet kesiyor. Yolundan, suyundan, havasından ücreti bizim devlet alıyor. Sıra madenlere geldiği zaman işler değişiyor.

Allah her tarafından eksilttiği bu yurda bir tek Bor minerali vermiş. O kadar çok ki bir işlesek neler olacak neler. Fakat işletemiyoruz.

Sebep?

E Yahudiler izin vermiyor.

**

Dünyayı 5 tane aile yönetiyor mesela. Bunlardan altısı Yahudi. Para, mal, mülk, servet hepsi bunlarda. Devletlerin ekonomisini batırıp, çıkarıyorlar.

Sebep?

Çünkü Yahudiler.

İşte bu konudan bu kadar kolayca sıyrılabiliyorlar. Üreten ülkelerin ne Yahudi ne Budist salladığı yok kardeşim. Diyecekler ki fabrikalar da Yahudilerin. Ona da kabul, birçok iş dalı Yahudilerin. O zaman şunun cevabını versinler; 5000 öğrencisi olan, milyonlarca dolar bütçeye sahip, Türkiye’deki bütün kütüphanelerin toplam kitap sayısından daha fazla kitaba sahip olan ve bağışçılarının çoğu Yahudi olan Yale Üniversitesinden Müslüman olarak kaç tane kurdunuz? Paraysa para Müslümanda da var. İmkânsa artık dünya bilgiyi saklamıyor aksine elinden geldikçe yayınlıyor. Bilim kültürüyse geçmişe dönüp bakın yeter.

Daha ne bekliyorsunuz?

Yahudiler izin vermiyor.

Gel de gülme.

**

Mesela ülkede terör bitmiyor. Argümanlar aynı. ‘Bak ASALA bitti, PKK başladı, o gider başkası gelir. Çünkü Yahudiler destekliyor’. Kafa bu, kurulan mantık bu. Sadece bizim ülkemizde değil tüm İslam coğrafyasında faaliyet gösteren terör örgütlerini aynı kaynağa bağlıyorlar. Taliban, El-Kaide, IŞİD vs. Bunların da kurucusu, destekçisi hep İsrail, hep Yahudiler.

Doğru din eğitimi, radikal görüşleri devlet eliyle yok etme politikası, güçlü ordu kurmak, silah ve savunma sanayiinde gelişmek falan?

Bunlara gerek yok, çünkü Yahudiler destek veriyor.

**

Bunlar hepimizin bildiği konular ama benim değinmek istediğim başka bir konu var. Aynı güruh görüşlerine karşı durmadıkları, karşı tez üretemedikleri, ezildikleri herkesle ilgili aynı argümanı kullanıyor.

‘Karl Marks, Komünizmin mucidi, ciltlerle kitabı var. Ne diyorsun?’ diye soruyorsun. Cevap aynı, ‘Yahudi’. ‘Tamam, kardeşim Yahudi olmasına Yahudi, laflarına, görüşlerine ne diyorsun?’ diye soruyorsun cevap aynı.

‘El-Bağdadi, IŞİD’i kurdu, Halifelik ilan etti, dolar kullanmayın, altın kullanın falan diyor. Ne diyorsun?’ diye soruyorsun. Cevap; ‘İsrail ajanı, Yahudi, fotoğrafları çıktı’ diyor.

Denklemleri bu kadar iptidai. Kim olursa olsun fark etmiyor. Onlardan değilse Yahudi ilan ediyorlar.

Hem fikir, hem şahsiyet, hem de inanmışlık yönünden her defasında karşılarında eridikleri Türkçülere karşı da aynı tavrı takınıyorlar. Söylemleri bilindik; ‘Türkçülüğü kuranlar, Osmanlı’ya milliyetçiliği getirenler Yahudiler. Türkçüler de Yahudi. Amaçları Osmanlı’yı parçalamak, bölmek, bitirmekti.’

Bu güzelliği de benden başkası yapmaz, Programlı Türkçülüğün en erken doğmuş olan Türkçüsüyle örneklemeye başlayalım. Süleyman Hüsnü Paşa 1838 yılında İstanbul’da doğdu. Babası Yeniçeri Ağasıdır. O dönemde Yeniçeri ocağına Türklerde alınıyordu. Asker ve tarihçidir. Şairliği de vardır. Askeri Okullarda okutulmak üzere kapsamlı bir Türk Tarihi yazmış, geleneğin aksine İslam öncesi Türk tarihinden de kitabında bahsetmiştir. Bu hareket Türkçülüğün Osmanlı Türkleri arasındaki ilk somut örneğidir.

Ölüm tarihi 1892’dir. Yani Sultan II. Abdülhamid devrinde yaşamıştır. Hatta bizzat Sultan tarafından hapse bile atılmıştır. Şimdi Sultan II. Abdülhamid devrinin bütün toprak kayıplarının müsebbibi Süleyman Hüsnü Paşa mıdır? Eğer öyleyse tek başına imparatorluk dağıtmış adama Yahudi diyorsunuz. Büyük cahillik.

Süleyman Hüsnü Paşa birkaç eser telif etmekten başka bir şey yapamamıştır. Esas teşkilatlanma 1912 yılında başlamıştır. Türk Ocağı’nın kuruluşu 1912’dir. Şimdi de 1912 Osmanlısına bakalım. Balkan Harbi 8 Ekim 1912’de başlamış, 18 Temmuz 1913’e kadar sürmüştür. Türk Ocağı savaş ortamında faaliyetlerine başlamıştır. Balkan Savaşlarının sonucunda ne oldu? Edirne elimizden çıktı, II. Balkan Harbinde geri alındı. Vaktiyle Balkanlar’da iskân edilen Türklerin büyük kısmı Anadolu’ya göç etti, göç etmek zorunda kaldı.

Buna rağmen Osmanlı’yı Türkçüler yıktı, çünkü onlar Yahudi.

Gök Alp’ın, Akçura’nın, Atsız’ın bir tek makalesine reddiye yapamamış, bir tek söylemine adam akıllı itiraz edememiş olanlar, bugün hepsine Yahudi diyerek işin içinden çıkmaya çalışıyorlar.

Türkçüler bir Türk devleti olan Osmanlı Devleti’ni yıkan değil, İslamcıların mahvedip yıktığı bir Türk devletinden yeni bir Türk devleti çıkarmayı başaranlardır.

Aynı Türkçüler İslam ümmetini parçalayan, dağıtan değil; ‘İslam ümmeti içinde bulunan her millet, kendi milliyetçiliğini yaparak güçlenmelidir. Bu sayede İslam ümmeti güçlenecektir.’ diyenlerdir. Bu ufuk, sizin her beceriksizliğinizi Yahudi’ye bağlayan dar kafanıza sığmaz.

Son olarak bu yazıyı ‘Yahudi güzellemesi’ gibi okuyacak olanlar çıkacaktır. Burada mesele Yahudi değildir. Bu yazıda İslamcı yazan yerlere kronik solcu, Yahudi yazan yerlere de ‘faşist devlet’ yazın, değişen bir şey olmayacak. Üstelik ‘düşmana düşmanlık yaptığı için de kızılmaz’. Yahudi Yahudiliğini yapıyor. Burada bir sorun yok. Türk, Türklüğünü yapmıyor. İşte sorun burada.

 

 

 

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on TumblrEmail this to someone