Yamyam Demokrasisi ve Evetçiler

Bu referandum işi bitene kadar ülke gündemi belli. Birçok bilimsel gelişme yaşanıyor, sanat alanında yenilikler, mekanik alanında yeni buluşlar yapılıyor. Bunları haberlerde göremezsiniz. Çünkü haberlerin konusu, ‘Bıdir’ aşiretinin referandumla alakalı verdiği karardır.

Geçtiğimiz yıllarda insanlar kendi aralarında espriler uydurmuştu. ‘Annem falanca partiye oy vermezsen, hakkımı helal etmem dedi. Bizim için demokrasi bu kadar’ gibi vecizeler türemişti. Bu yamyam demokrasisi ise uzunca yıllardır mevcuttu ama adını koyan çıkmamıştı. Kabul görürse adını ben verdim, Allah ömrünü kısa etsin.

Kasım 2002 sonrası yapılan hemen her seçimin öncesinde böyle haberler gördük. ‘Hakkâri’nin 5 aşireti toplandı, AKP’ye oy verme kararı aldı’, ‘Urfa’nın aşiret reisleri toplandı, Evet kararı aldı’, ‘Siirtli aşiret ağaları terörü kınadı’ gibi saçma salak haberler, manşetler izler ve görür olduk.

Ne hikmetse her seçim adı geçen illerden birinci parti olarak HDP denilen şer odağı çıkıyor, terörü kınayanlar devlet büyüklerini örnek almış olacak ki kınamaktan öteye gitmiyorlar, durum hiç değişmiyor, terör devam ediyor.

Sizi, seçiminizi, kararlarınızı geçtim, memleketi rezil ediyorsunuz. Yıl olmuş 2017 halen aşiret ağaları toplu oy kararı veriyor. Üstelik bunlar Türkiye’nin değil, uluslararası haber ajanslarının paraflarıyla servis ediliyor. Kendinize ne yapıyorsanız yapın ama memleketin yakasından düşün artık.

Toplantılarımız esnasında soruluyor; ‘Bu sistemin nesi kötü?’, ‘Niye demokrasi değil, şuurlu demokrasi istiyorsunuz?’ diye. Buyurun size gayet güzel sebepler. Daha güzel cevap var mı?

Ağası, hocası, şeyhi, kanaat önderi, dernek başkanı bir grubun tavrını belirliyor. Üstelik dayandığı bir sebep, yaptığı bir açıklama da yok. ‘Ben böyle uygun gördüm’ diyor ve konu bitiyor.

Allah aşkına birisi cevap versin; ‘Bıdir’ aşiretinin önde gelenleri, mevcut anayasayı okudular mı, biliyorlar mı? Nelerin değişip, nelerin değişmediğinden haberdarlar mı? Veyahut anayasa, kanun, nizam, genelge kavramlarını tek cümleyle açıklayacak kadar bilgileri var mı? O kadar adam toplanıp ne konuştular? Bu toplantı esnasında; ‘Evet demezsek kaçakçılık yaptırmazlar’ cümlesi kuruldu mu kurulmadı mı?

Bu söylediklerim adı geçen aşiretin şahsında aynı hallere giren diğer aşiretler içinde geçerli. Kastım şu, bir tek kişi bana, bunların neye göre evet kararı aldığını izah etsin.

Geleceğimizi tayin edecek sistemin oylaması için bu şartlar altında seçim yapılacak. Bunun yanında kendi istediklerini seçmeyenlerin hain kabul edildiği, bir grupla aynı oyu kullanmanın ihanet olarak kabul gördüğü düşünceleri de havalarda uçuşuyor. Bu durumun mantıksızlığını daha evvel izah etmiştim.

Sonuç olarak görüldüğü üzere ‘çok demokratik’ Türkiye’nin seçmen kitleleri ve seçmeni yönlendirecek olanları bu durumdadır. Elektronik Seçim Sistemi ile alakalı dedikodular da yine ayyuka çıkmıştır. Karar sizin.

Hayırlı demokrasiler.

***

HDP’de yetkisiz bir şahıs, ‘Hayır’ diyeceklerini, yetkili bir şahıs olan Altan Tan ise muallak bir tavırla ne diyeceklerinin belli olmadığını söyledi. Bu tutarsızlık içinde, Milliyetçi kesimlere ‘Evet’ dedirtmek için, ‘HDP’de hayır diyor’ sloganları atılmaya başladı.

HDP hayır diyor, diye Evet diyecek olanlara bir hatırlatma yapayım.

Mersin’de hunharca katledilen Özgecan Aslan’ın ardından, ‘Mini etek giyerseniz böyle olur’ mealinde açıklama yapan Nihat Doğan da, ‘Evet’ diyor.

Tescilli Atatürk ve Türklük düşmanı, kitaplarında İslam’a ve Türklüğe hakaret etmiş Shakespeare’i bile gizli Müslüman sanacak kadar zıvanadan çıkmış olan, Almanya’daki işçilerimizi dolandırıp paralarını yiyen ve bunu inkâr etmeyen, Kadir Mısıroğlu da ‘Evet’ diyor.

Çözüm sürecinin yürütücüsü, Erdoğan’ın beyninin yarısı, Atatürk ve Cumhuriyet düşmanı, ‘Anayasayı vesayetin son kalesi olarak gören ve onu da ‘Paramparça’ edeceklerini’ söyleyen, Mehmet Metiner de ‘Evet’ diyor.

‘Türk diye bir ırk yok’ diyen, gözüne kestirdiği herkese saldırma haddini kendinde bulan, Türklüğe, Atatürk’e ve Cumhuriyete her türlü hakareti etmekte beis göremeyen, Profesör unvanı olan fakat cehalet paçalarından akan, Osmanlıca sevdalısı olup, eski harflerle kendi soyadını bile doğru yazamayan Yasin Aktay da ‘Evet’ diyor.

Şimdilik bu kadar.

Siz bunları bir düşünün, devamını getiririz.

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on TumblrEmail this to someone