Yeni Anayasa ve Başımıza Gelecekler

AKP’li vekiller daha yeni Anayasa’nın maddelerini görmeden Aralık’ın ilk haftası imza toplayıp Meclis Başkanlığı’na Anayasa değişikliği ile ilgili dilekçelerini sundular. Görmeden iman etmek kavramını hayatlarının her alanında uygulamaya koyan milletimizin seçkin vekilleri Anayasa’da değiştirelecek veya yenilenecek maddeleri görünce ufak ufak ıkınmaya başladılar ve bazı maddelere bıyık altından itiraz ettiler.

Bu maddeler Cumhurbaşkanı’nın doğuştan Türk olması (yanlış olmasın T.C. vatandaşı olması) ve “yedek vekillik” sistemiyle ilgili maddelerdi. Ülkenin bekasına ve geleceğine yönelik bir Anayasa çalışmasını okumadan, analiz etmeden bodoslama atlayan muhterem vekillerimize ve yeni Anayasa’yla ilgili bilgi almak isteyen değerli okurlarımıza yönelik hazırladığım eski-yeni Anayasa kıyaslaması aşağıdadır.

MHP’ye önerilen ve uzlaşılan 21 maddenin sadece 19. maddesini ihtiva eden kıyaslama şöyledir:

·        Vergi, resim, harç ve benzeri malî yükümlülüklerin muaflık, istisnalar ve indirimleriyle oranlarına ilişkin hükümlerinde kanunun belirttiği yukarı ve aşağı sınırlar içinde değişiklik yapmak yetkisi Bakanlar Kuruluna verilebilir.

·         Millî güvenliğin sağlanmasından ve Silahlı Kuvvetlerin yurt savunmasına hazırlanmasından, Türkiye Büyük Millet Meclisine karşı, Bakanlar Kurulu sorumludur.

·         Genelkurmay Başkanı, Bakanlar Kurulunun teklifi üzerine, Cumhurbaşkanınca atanır; görev ve yetkileri kanunla düzenlenir. Genelkurmay Başkanı, bu görev ve yetkilerinden dolayı Başbakana karşı sorumludur.

·         Millî Güvenlik Kurulu; Cumhurbaşkanının başkanlığında, Başbakan, Genelkurmay Başkanı, Başbakan yardımcıları, Adalet, Millî Savunma, İçişleri, Dışişleri Bakanları, Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri Komutanları ve Jandarma Genel Komutanından kurulur.

·         Millî Güvenlik Kurulu; Devletin millî güvenlik siyasetinin tayini, tespiti ve uygulanması ile ilgili alınan tavsiye kararları ve gerekli koordinasyonunun sağlanması konusundaki görüşlerini Bakanlar Kuruluna bildirir. Kurulun, Devletin varlığı ve bağımsızlığı, ülkenin bütünlüğü ve bölünmezliği, toplumun huzur ve güvenliğinin korunması hususunda alınmasını zorunlu gördüğü tedbirlere Bakanlar Kurulunca ait kararlar değerlendirilir.

·         Cumhurbaşkanı katılamadığı zamanlar Millî Güvenlik Kurulu Başbakanın başkanlığında toplanır.,

·         Millî Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliğinin teşkilatı ve görevleri kanunla düzenlenir.

·         Başbakanlık, bakanlıklar ve kamu tüzelkişileri, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabilirler.

·         Mahallî idarelerin belirli kamu hizmetlerinin görülmesi amacı ile, kendi aralarında Bakanlar Kurulunun izni ile birlik kurmaları, görevleri, yetkileri, maliye ve kolluk işleri ve merkezî idare ile karşılıklı bağ ve ilgileri kanunla düzenlenir. Bu idarelere, görevleri ile orantılı gelir kaynakları sağlanır.

·         Atatürkçü düşünceyi, Atatürk ilke ve inkılâplarını, Türk kültürünü, Türk tarihini ve Türk dilini bilimsel yoldan araştırmak, tanıtmak ve yaymak ve yayınlar yapmak amacıyla; Atatürk’ün manevî himayelerinde, Cumhurbaşkanının gözetim ve desteğinde, Başbakanlığa bağlı; Atatürk Araştırma Merkezi, Türk Dil Kurumu, Türk Tarih Kurumu ve Atatürk Kültür Merkezinden oluşan, kamu tüzelkişiliğine sahip “Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu” kurulur.

·         Kamu hizmetlerinde herhangi bir sıfat ve suretle çalışmakta olan kimse, üstünden aldığı emri, yönetmelik, tüzük, kanun veya Anayasa hükümlerine aykırı görürse, yerine getirmez ve bu aykırılığı o emri verene bildirir. Ancak, üstü emrinde ısrar eder ve bu emrini yazı ile yenilerse, emir yerine getirilir; bu halde, emri yerine getiren sorumlu olmaz.

·         Anayasa Mahkemesi, kanunların, kanun hükmünde kararnamelerin ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün Anayasaya şekil ve esas bakımlarından uygunluğunu denetler. Anayasa değişikliklerini ise sadece şekil bakımından inceler ve denetler. Ancak, olağanüstü hallerde, sıkıyönetim ve savaş hallerinde çıkarılan kanun hükmünde kararnamelerin şekil ve esas bakımından Anayasaya aykırılığı iddiasıyla, Anayasa Mahkemesinde dava açılamaz.

·         Kanunların, kanun hükmündeki kararnamelerin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün veya bunların belirli madde ve hükümlerinin şekil ve esas bakımından Anayasaya aykırılığı iddiasıyla Anayasa Mahkemesinde doğrudan doğruya iptal davası açabilme hakkı, Cumhurbaşkanına, iktidar ve anamuhalefet partisi Meclis grupları ile Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tamsayısının en az beşte biri tutarındaki üyelere aittir. İktidarda birden fazla siyasî partinin bulunması halinde, iktidar partilerinin dava açma hakkını en fazla üyeye sahip olan parti kullanır.

·         Uyuşmazlık Mahkemesi, adlî, idarî ve askerî yargı mercileri arasındaki görev ve hüküm uyuşmazlıklarını kesin olarak çözümlemeye yetkilidir.

·         Dış ticaretin ülke ekonomisinin yararına olmak üzere düzenlenmesi amacıyla ithalat, ihracat ve diğer dış ticaret işlemleri üzerine vergi ve benzeri yükümlülükler dışında ek malî yükümlülükler koymaya ve bunları kaldırmaya kanunla Bakanlar Kuruluna yetki verilebilir.

·         Silahlı Kuvvetler ve yargı organları, Devlet Denetleme Kurulunun görev alanı dışındadır.

·         Devlet Denetleme Kurulunun işleyişi, üyelerinin görev süresi ve diğer özlük işleri, kanunla düzenlenir.

·        Vergi, resim, harç ve benzeri malî yükümlülüklerin muaflık, istisnalar ve indirimleriyle oranlarına ilişkin hükümlerinde kanunun belirttiği yukarı ve aşağı sınırlar içinde değişiklik yapmak yetkisi CUMHURBAŞKANINA

·         Millî güvenliğin sağlanmasından ve Silahlı Kuvvetlerin yurt savunmasına hazırlanmasından, Türkiye Büyük Millet Meclisine karşı, CUMHURBAŞKANI sorumludur.

·         Genelkurmay Başkanı, Bakanlar Kurulunun teklifi üzerine, Cumhurbaşkanınca atanır; görev ve yetkileri kanunla düzenlenir. Genelkurmay Başkanı, bu görev ve yetkilerinden dolayı CUMHURBAŞKANINA karşı sorumludur.

·         Millî Güvenlik Kurulu; Cumhurbaşkanının başkanlığında, CUMHURBAŞKANI YARDIMCILARI, Adalet, Millî Savunma, İçişleri, Dışişleri Bakanları, “Genelkurmay Başkanı”, Kara, Deniz ve Hava Kuvvetlerinden kurulur.

·         Millî Güvenlik Kurulu; Devletin millî güvenlik siyasetinin tayini, tespiti ve uygulanması ile ilgili alınan tavsiye kararları ve gerekli koordinasyonunun sağlanması konusundaki görüşlerini CUMHURBAŞKANINA bildirir. Kurulun, Devletin varlığı ve bağımsızlığı, ülkenin bütünlüğü ve bölünmezliği, toplumun huzur ve güvenliğinin korunması hususunda alınmasını zorunlu gördüğü tedbirlere ait kararlar CUMHURBAŞKANINCA değerlendirilir.

·         Cumhurbaşkanı katılamadığı zamanlar Millî Güvenlik Kurulu CUMHURBAŞKANI YARDIMCISININ başkanlığında toplanır.

·         Millî Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliğinin teşkilatı ve görevleri CUMHURBAŞKANLIĞI KARARNAMESİ İLE düzenlenir.

·         CUMHURBAŞKANI, bakanlıklar ve kamu tüzelkişileri, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve CUMHURBAŞKANLIĞI KARARNAMELERİNİN uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabilirler.

·         Mahallî idarelerin belirli kamu hizmetlerinin görülmesi amacı ile, kendi aralarında CUMHURBAŞKANININ izni ile birlik kurmaları, görevleri, yetkileri, maliye ve kolluk işleri ve merkezî idare ile karşılıklı bağ ve ilgileri kanunla düzenlenir. Bu idarelere, görevleri ile orantılı gelir kaynakları sağlanır.

·         Atatürkçü düşünceyi, Atatürk ilke ve inkılâplarını, Türk kültürünü, Türk tarihini ve Türk dilini bilimsel yoldan araştırmak, tanıtmak ve yaymak ve yayınlar yapmak amacıyla; Atatürk’ün manevî himayelerinde, Cumhurbaşkanının gözetim ve desteğinde, CUMHURBAŞKANININ GÖREVLENDİRECEĞİ BAKANA bağlı; Atatürk Araştırma Merkezi, Türk Dil Kurumu, Türk Tarih Kurumu ve Atatürk Kültür Merkezinden oluşan, kamu tüzelkişiliğine sahip “Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu” kurulur.

·         Kamu hizmetlerinde herhangi bir sıfat ve suretle çalışmakta olan kimse, üstünden aldığı emri, yönetmelik, CUMHURBAŞKANLIĞI KARARNAMESİ, kanun veya Anayasa hükümlerine aykırı görürse, yerine getirmez ve bu aykırılığı o emri verene bildirir. Ancak, üstü emrinde ısrar eder ve bu emrini yazı ile yenilerse, emir yerine getirilir; bu halde, emri yerine getiren sorumlu olmaz.

·         Anayasa Mahkemesi, kanunların, kanun hükmünde kararnamelerin ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün Anayasaya şekil ve esas bakımlarından uygunluğunu denetler. Anayasa değişikliklerini ise sadece şekil bakımından inceler ve denetler. Ancak, olağanüstü hallerde, sıkıyönetim ve savaş hallerinde çıkarılan CUMHURBAŞKANLIĞI KARARNAMELERİNİN şekil ve esas bakımından Anayasaya aykırılığı iddiasıyla, Anayasa Mahkemesinde dava açılamaz.

·         Kanunların, CUMHURBAŞKANLIĞI KARARNAMELERİNİN, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün veya bunların belirli madde ve hükümlerinin şekil ve esas bakımından Anayasaya aykırılığı iddiasıyla Anayasa Mahkemesinde doğrudan doğruya iptal davası açabilme hakkı, Cumhurbaşkanına, TBMM’DE EN FAZLA ÜYEYE SAHİP İKİ SİYASİ PARTİ GRUBUNA VE üye tamsayısının en az beşte biri tutarındaki üyelere aittir. İktidarda birden fazla siyasî partinin bulunması halinde, iktidar partilerinin dava açma hakkını en fazla üyeye sahip olan parti kullanır.

·         Uyuşmazlık Mahkemesi, adlî, idarî yargı mercileri arasındaki görev ve hüküm uyuşmazlıklarını kesin olarak çözümlemeye yetkilidir.

·         Dış ticaretin ülke ekonomisinin yararına olmak üzere düzenlenmesi amacıyla ithalat, ihracat ve diğer dış ticaret işlemleri üzerine vergi ve benzeri yükümlülükler dışında ek malî yükümlülükler koymaya ve bunları kaldırmaya kanunla CUMHURBAŞKANINA yetki verilebilir.

·         Silahlı Kuvvetler ve yargı organları, Devlet Denetleme Kurulunun görev alanı dışındadır.

·         Devlet Denetleme Kurulunun işleyişi, üyelerinin görev süresi ve diğer özlük işleri, CUMHURBAŞKANLIĞI KARARNAMESİ İLE düzenlenir.

Bu maddelerden 7 tanesi AKP’li vekillerin isteği üzerine şu an Çankaya’da başbakan ve Devlet Bahçeli tarafından tekrar gözden geçiriliyor.

7 Haziran sonrası Bahçeli’nin yaptığı açıklama şöyleydi: Anayasa’nın ilk 4 maddesine dokunulmayacak, Çözüm Süreci sona erecek, Başkanlık Sistemi mevzu bahis olmayacak.

Evet “Başkanlık Sistemi” isim olarak geçmiyor fakat başkanlıkla elde edilmek istenen her şey “Cumhurbaşkanlığı” adı altında yeni Anayasa’da geçiyor.

Başbakanlık ortadan kaldırılıp yürütme yetkisi sadece Cumhurbaşkan’da oluyor.

Milletvekili sayısı 550’den 600’e çıkıyor.

Meclisin Bakanlar Kurulunu denetleme yetkisi ortadan kalkıyor.

Meclis’in Bakanlar Kuruluna soru sorma yetkisi dahi ortadan kaldırılıyor.

Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi adı altında her türlü kanun Cumhurbaşkanı tarafından çıkartılabiliyor. Eğer Meclis aksi bir kanun çıkarırsa Cumhurbaşkanı’nın çıkardığı kanun geçersiz oluyor. (Burada güya Cumhurbaşkanı’nın yetkisi kısıtlanmış, Meclis Cumhurbaşkanı’nın üzerindedir algısı oluşturulmaya çalışılmış fakat Meclis’in çıkardığı kanunları onaylayacak olan yine Cumhurbaşkanı’dır. Dolayısıyla kendi çıkardığı kanunla Meclis’in kanunu çelişirse, Meclis’in kanunu onaylamayabilir.)

Askeri Yargıtay, Askeri Yüksek Mahkeme ve askeri mahkemeler kapatılıyor.

2017’nin ilk çeyreğinde yeni Anayasa tasarısı referanduma giderse ve bunun tek bir maddesini okumayacağından emin olduğumuz halkımız yeni Anayasa’ya “Evet” derse, Tayyip Erdoğan 2019’daki Cumhurbaşkanlığı seçimlerine kadar sınırsız yetkilerle yürütmenin başına geçecektir.

2019’daki seçimlerde Cumhurbaşkanı seçilirse, görev yaptığı süre fasulyeden sayılıp çiçeği burnunda bir siyasetçi gibi tekrar başkan olacak ve bir dönem daha seçilme hakkına sahip olacaktır. Yani, 2014’den beri yaptığı görevi de sayarsak 5+5+5=15 sene boyunca bu makamda kalmış olacak. 11 sene de başbakanlık dönemi var. Toplamda 26 senemiz zat-ı şahaneleriyle geçmiş olacak…

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on TumblrEmail this to someone