Yeni bir Atatürk gelecek mi?

BerkantParlak

Mustafa Kemal Atatürk öyle on dokuz harfle yazılıp geçilecek sıradan bir isim değildir.

Bu yazımızda Mustafa Kemal üzerinden bir topluluğu, Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde yaşayan bir topluluğu değerlendirmek istiyoruz.

Mustafa Kemal bir millete geldi çok şeyi değiştirdi ve gitti…

Gittikten sonra ise her şey döndü, dönüştü, dönüşüyor…

Mustafa Kemal’in durumunu; kızlarını diri diri toprağa gömen, birbirini boğazlayan, adaletsizliğin tavan yapmış Arap toplumuna giden İslâm peygamberi Muhammed’e benzetiyorum.

Muhammed Elçi de bataklığa düşmüş bir topluluğa giderek onların yaşamlarında belli yenilikler, düzenlemeler, gelişmeler yaptı. Onları deyim yerindeyse bir “ahlâk bataklığından” çekip aldı.

Türk milletine Mustafa Kemal geldi…

Türk başbuğu Mustafa Kemal, Bilge Kağan’ın bengü taşlarda seslendiği gibi açları doyurdu, çıplakları giydirdi… Bir milletin bağımsızlık mücadelesinde, o milletin bu bağımsızlığa inanmasını sağladı.

Kendisi bir askerdi ama milleti için girmediği bir alan kalmadı…

***

Türklüğe Ergenekon’da bir bozkurt önderliğinde yolu gösteren Tanrı 20. yüzyılda Mustafa Kemal’i “yol gösterici bozkurt” olarak Türklere göndermişti.

Yol gösterici bozkurt ülküsünü ortaya koydu:

Yurdumuzu, dünyanın en mamur ve en medenî memleketleri seviyesine çıkaracağız. Milletimizi en geniş, refah, vasıta ve kaynaklarına sahip kılacağız. Millî kültürümüzü muasır medeniyet seviyesinin üstüne çıkaracağız.

Türk milletine bir inanç aşıladı:

Geçen zamana nispetle daha çok çalışacağız, daha az zamanda daha büyük işler başaracağız. Bunda da muvaffak olacağımıza şüphem yoktur. Çünkü Türk milletinin karakteri yüksektir. Türk milleti çalışkandır; Türk milleti zekidir. Çünkü Türk milleti millî birlik beraberlikle güçlükleri yenmesini bilmiştir. Ve çünkü Türk milletinin yürümekte olduğu terakki ve medeniyet yolunda elinde ve kafasında tuttuğu meşale müspet ilimdir. Şunu da ehemmiyetle tebarüz ettirmeliyim ki yüksek bir insan cemiyeti olan Türk milletinin tarihî bir vasfı da güzel sanatları sevmek ve onda yükselmektir.

***

Asker olan Mustafa Kemal Atatürk milletinin köklü dilinin gelişimi, güçlenmesi ve yabancı dillere karşı durabilmesi için araştırmalar yaptı, yaptırdı.

Latin abacasına geçiş yaparak Arap harfleriyle yazılan Türkçeyi ortadan kaldırttı. Oturdu ve yeni harflerin belirlenmesine elinde kâğıt, kalemle düzenlemeler yaptı. Harfler çizdi…

Büyük dil bilimcileri Türkiye’ye çağırdı. Türkiye’yi bir bilim merkezi hâline getirdi. Dil yenilenmesi birtakım eksiklikleri oluşturmuş olabilir, bunlar eleştirilebilir ama bütüncül bakıldığında önemli adımların atıldığı ortadır. Türk Dil Kurumunun kurulması Atatürk’ün en önemli adımlarından biridir.

“Asker” olan Atatürk tarih biliminin gelişmesi ve Türk tarihinin aydınlığa çıkarılması için büyük çalışmalar yaptırdı. Yine dünyaca ünlü tarihçileri Türkiye’ye davet etti. Tarih toplantıları düzenledi. Yine belki yanlış varsayımlar, iddialar ortaya atıldı ama tarih bilincinin oluşmasında bunun dışında çok önemli çalışmalar yapıldı. Türk Tarihi Kurumu kuruldu.

Bu “asker” kökenli başbuğ milleti için oturup matematik bilimiyle de ilgilendi. Gelişimini, ilerlemesini hedeflediği milleti için geometri kitabı yazdı. . Osmanlı döneminde eğitimde kullanılan geometri tabirlerinin yerine Türkçelerini buldu:

boyut, uzay, yüzey, düzey, çap, yarıçap, kesek, kesit, yay, çember, teğet, açı, açıortay, içters açı, dışters açı, taban, eğik, kırık, çekül, yatay, düşey, dikey, yöndeş, konum, üçgen, dörtgen, beşgen, çokgen, köşegen, eşkenar, ikizkenar, paralelkenar, yanal, yamuk, artı, eksi, çarpı, bölü, eşit, toplam, oran, orantı, türev, alan, varsayı, gerekçe…

Bu “asker” kökenli başbuğ milleti için toplum alanında yenilikler yaptı. Milletinin nasıl giyinmesi gerektiğini düşündü ve kafasında bir model yarattı. Bunu da uygulamaya geçirdi.

Atatürk din konusunda da milletinin içine düştüğü içler acısı durumu gördü. Milletinin gerçek dini değil de uydurulan hurafelerle dolu din yaşadığını gözlemleyerek bu alanda da bataklığa düştüğünü gördü. Üstelik bu durumun gelişmenin, bilimin önüne geçeceğini iyi anladı. Günahtır diye matbaayı yıllarca ülkeye sokmayan zihniyetin bu zihniyet olduğu gerçeğini çok iyi gördü.

Gerçek İslâm dininin hurafeleri reddettiğini ve akılcı olduğunu bilen Mustafa Kemal türbelerden, şeyhlerden, bez parçalarından yardım bekleyen millete müdahale etti. Kendisi dindardı veya değil. Burasını yalnızca Tanrı bilir. Ancak görünen o ki din konusunda da “hurafeleri yıkmak” bakımından İslâm dininin gerektirdiğini yapmayı başarmıştır.

En azından ölümüne kadar…

Bu örnekler böylece uzatılabilir.

Alt alta Atatürk’ün 57 yıllık ömrünün savaştan kalan zamanında milleti için girdiği alanlar, yaptığı işler ve koşturduğu mücadeleler yazılabilir. Bu yazımızda onun askerî ve siyasî olarak verdiği mücadeleleri hesaba katmıyoruz bile. Onun yalnızca Hatay için verdiği mücadele bile bir milletin onun önünde saygıyla durmasına yetecektir.

***

Peki, sonra ne oldu?

Atatürk’ün ardında sıralanan bu millet onun ülküsünü taşıyabildi mi?

Buna evet dememiz ne yazık ki mümkün değil.

10 Kasım 1938 saat 9’u 5 geçtikten sonra çok şey değişti.

Atatürk’ün başlattığı her şey yarıda, tamamladığı her şey geriye dönmeye başladı.

Bu millet içindeki İngiliz tohumları nifaklarını saçmaya Atatürk’e hakaret etmeye başladı.

Bugün çok ciddî oranda bir Atatürk düşmanlığını gözlemleyebiliyoruz.

Bu düşmanlığa neden olabilecek ne yaptı Atatürk?

***

Biz Atatürk’ü iyi anlayan, onun neyi amaçladığını bilen Türkçüler olarak onun ülküsünü sürdürmekten bir an bile durmayacağız.

Atatürkçüler, Kemalistlerin anlamadığı ve asla anlayamayacağı Atatürk’ü iyice anlayıp onun ve Bilge Kağan’ın hatta tüm başbuğlarımızın ülküsünü gerçek kılmak için mücadele edeceğiz.

Peki, bir Atatürk daha gelir mi?

Atatürk’ün kendisi bir daha gelmez ama başka bir Atatürk daha elbet gelecek ve bu makûs gidişata yön verecektir.

Ya da hepimiz Atatürk olup bulunduğumuz alanda daha ileriye giderek büyük başarılar kazanarak milletimizi yeniden düştüğü bataklıktan kurtaracağız.

Karar sizin…

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on TumblrShare on Google+Email this to someone