Yerli Süper Kahramanlar!

Eskiden çizgi romanlarla, günümüzde sinema filmleriyle hepimizin takip ettiği bir olgu haline gelen Süper Kahramanlar var. Örümceği, yarasası, panteri, demiri vesairesi, envai çeşit yaratıklar. Her birinin kendine has özellikleri var. Bunların iyilik için çarpışanı olduğu kadar kötüsü de var.

Ve bu süper kahramanlardan bir tane de bizim var. Üstelik çizgi romancıların veya sinemacıların sunduğu gibi hayal ürünü olanlardan değil. Tamamen gerçek. Öyle Tarkan, Kara Murat falan da değil. Diyorum ya tamamen gerçek.

İsmini en son zikredeyim. Özelliklerinden bahsedelim, ismini siz tahmin etmeye çalışın.

Bu süper kahramanın en önemli özelliği çok iyi zarf yalıyor olmasıdır. 2 senede bir zarf yalar ve bu işlem yaşadığı ülkenin veya şehrin kaderini etkiler. O, bu konuda o kadar iyidir ki dünyada bir eşi benzeri daha yoktur. O’nun bu 2 yılda bir gerçekleştirdiği ritüeli yaklaşık 10 milyon TL’ye mal olur fakat ne fark eder? Uzaylılarla savaşan ecnebi kahramanlar da şehrin zarar görmesine mani olamıyorlar.

Bir diğer özelliği ise çok iyi savunma yapabiliyor olmasıdır. Öyle ki karşısındaki düşmanı sevdikleriyle ilgili en kuvvetli delili gösterse bile bir şey ifade etmez, o yine savunmasını yapar ve sevdiğini korur. Bu durumun tam tersine ise tahammülü yoktur. Sevmediği insanı ona karşı savunamazsınız.

Yol ve köprü sevdasına ayrıca değinmek gerekir. Bu kahramanın karşısına istediğiniz delille çıkın fark etmez. Yol ve köprü yapılmışsa onun için yeterlidir.  Bu köprülerin ücretli olması, yolların lüzumsuzluğu gibi şeyler onun için önemli değildir.

Kahramanımız çok kolay yönlendirilme özelliğine sahiptir. Öyle ki takip ettiği insanlar birinci gün ak değdiği şeye ikinci gün kara derse bile sorun yoktur. Bu durum o nesnenin karaktersizliğinden başka bir şey değildir. Takip ettiği insanın dönekliği kadar tabii bir durum yoktur.

Kahramanımız ilişkilerinde samimiyet aramaz. Onun kutsal değerlerini önemsemese bile karşısındaki kişinin o değerleri övmesi yeterlidir. O övgünün iş halini almasına gerek yoktur. Yani ikiyüzlü ama Müslüman, etnik süprüntü ama Türkçü, kapitalist patron ama komünist olabilirsiniz. Ne olacak sanki?

En sevilen bir diğer özelliği ise hiç hesap sormuyor olmasıdır. Kahramanımız zarfını yalayıp, savunduğu insanların hiçbir hatası olamayacağına inanan, olsa bile diğer özelliği olan savunma yetisiyle bunları örtebilen yapıya sahiptir. Asla ama asla hesap sormaz, sorumlular her zaman dışarıdadır.

Bizim süper kahraman çok bilgilidir. Öyle ki ağaçlar kesilip kitap olmasın diye bu bilgisini televizyon ve sosyal paylaşım sitelerinden edinir. Eline gazete almaz, derginin varlığına inanmaz. Dokunabildiği bir metadan bilgi alabilmek ilkesine karşıdır. Onu bilgilendirebilecek kimse, ulaşılmaz, tartışılmaz, karşı koyulamaz olmalıdır. Mümkünse aynı düşünceden insanlar bir araya gelip tartışmalı, ortamda yabancı fikirler bulunmamalıdır.

Son olarak bizim kahramanımız çok iyi nöbet tutar, çok iyi koltuk kurtarır. Fakat aynı hassasiyeti bir başka konu da asla göstermez. Hem 3 çocuk isteyen, hem de sabaha kadar meydanları bekleten kimseler onun için korunması gereken ulu kimselerdir. Fakat al bayraklı tabutların kesilmesini istemek, NATO’dan kurtulmak, AB kapısında itilip kakılmaya son verilmesini istemek gibi şeyler için soğukta beklemenin mantığı yoktur.

*

**

Tanıdınız değil mi?

Bu anlattığım süper kahraman ‘Seçmen’den başkası değil.

O vatandaşlık görevi saydığı seçmenlik işini çok ciddiye alır ama vatan görevi olan askerlik için banka kuyruğu bekler.

Seçmek onun için büyük bir lütuftur ama verdiği bir oyun aslında sistemin içinde kaybolup gittiği gerçeğini göz ardı eder.

4 yılda bir defa gittiği sandıktan her türlü çözümü çıkartabilen, gelecek 4 yılda zuhur edecek her türlü musibete çözüm bulan, doları 75 kuruşa bir tek bilek hareketiyle indirebilen, tüm dış mihraklarla savaşını 15 dakika boyunca kesintisiz bir biçimde yürüten kişidir. Bir defa yetki verdiği adamın hiçbir kusurunu görmeyen, o kaç çocuk isterse o kadar doğuran, dolar bozdurun derse dolar, altın derse altın bozdurandır.

Teröre kayıtsız kalan, NATO’yu müttefik, her şeyin başını dış mihraklar sanandır. Üretime karşıdır, tüketime bayılır.

O, siyasetçilerin dostu, milletin kenesidir.

 

 

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on TumblrEmail this to someone