Zeitgeist Google ve Rabiacılar

YusufhanGuzelsoy

Zeitgeist Google

“Zeitgeist Google”, yeni Bilderberg olarak da anılıyor. Bildiğiniz üzere Rockefeller ailesinin sponsorluğunda Prens Bernhard’ın 1954 Mayıs ayında yaptığı çağrıyla toplanmaya başlayan Bilderberg, dünyanın geleceğine yön veren oluşumlardan biridir. Önemli veya geleceğin önemli ismi olarak görülen finansçıların, siyasetçilerin, din adamlarının, yazarların, bankacıların, sanayici ve aristokratların katıldığı toplantılarda alınan kararlar zamanı gelince uygulamaya konuluyor. 6-9 Haziran 2013’te yapılan toplantıya İngiltere’den David Cameron, Türkiye’den; Ali Babacan, Aslı Aydıntaşbaş, Mustafa Koç ve Soli Özel gibi isimler katılmıştı. Bir de muhtemelen ismini çok fazla duymadığınız, Bilderberg’in ilk ve daimi Türkiye temsilcisi Selahattin Beyazıt’ı da es geçmemek gerekir. Toprak, metal, otomotiv sanayide sözü geçiyor ve aynı zamanda armatördür. Galatasaray kulübünde başkanlar onun izniyle atanır, futbolda sözü geçen isimlerden biridir ve zamanında Demirel’in Beyaz Saray’dan istediği randevuları bir telefonla alan adamdır.

Zeitgeist “zamanın ruhu” anlamında kullanılıyor. Zeistgeist Google için Bilderberg’in teknokrat evrimi de deniliyor. Üst düzey teknoloji kullanılarak dünyaya yön verme amacında olan Bilderberg üyeleri, dünyanın yönetimini genç nesilin eline bırakmak için çalışmaya başladı.

Zeitgeist Google ne kadar etkindir?

2007’den bu yana İngiltere’nin Watford bölgesinde bulunan Grove Hotel’de toplanan Zeitgeist Google’ın toplantı içerikleri gizli tutulmaktadır. Hiç şüphesiz yeni oluşumda en etkili isim Google CEO’su Eric Schmidt’dir. Eric Schmidt, Obama’nın seçim kampanyasının baş finansörü ve danışmanı idi. ABD Hazine Bakanlığına Jack Lew’i getiren de Eric Schmidt’tir.1

Arap Baharında Google Rolü

6 Haziran 2010’da Halid Said adında bir Mısırlı, Mısır polisinden yediği dayak sonucu hayatını kaybetti. Ardından Facebook’ta “We Are All Khaled Said” (Hepimiz Halid Said’iz) isimli bir sayfa açıldı. Sayfada yapılan paylaşımlar Hüsnü Mübarek yönetimini deviren olayları başlattı ve Tahrir Meydanında toplanan kalabalık yeni ve genç bir isimle tanıştı: Vail Gonim.

Kamuoyu onu tanıdığında 30 yaşındaydı; Amerikalı biriyle evli ve iki çocuk babasıydı ve esasında evi Birleşik Arap Emirliklerinde idi. Gonim, bir süre sonra “Hepimiz Halid Said’iz” sayfasını kuran kişi olduğunu da itiraf etmiştir.

Vail Gonim ne iş yapar biliyor musunuz?

Google Ortadoğu Pazarlama Müdürü kendisi…

2007 yılında Kahire Amerikan Üniversitesinde Pazarlama ve Finans alanını çok iyi derece ile bitirmiş olan bu parlak çocuk Google’ın dikkatini hemen çekmiş. Eric Schmidt herhalde “Gelecekte Ortadoğu’yu kurtaracak isim bu olmalı!” diye keşfetti ki olaylar sırasında Mısır Cumhurbaşkanlığı için bile adı geçti. O ise gazete haberlerinde incelediğim kadarıyla kendini hep geri planda tutmayı ve işi bitince de BAE’deki villasına kavuşmayı düşledi. Tabi kendisi bunun tam tersini söylüyor:

“Ben kahraman değilim. Sadece klavyemi kullandım. Gerçek kahramanlar meydana çıkan, adını bilmediğim insanlar. Eğer hain olsaydım BAE’deki villamda kalır, iyi para kazanır ve diğerleri gibi Mısır’ın başına gelecekleri önemsemezdim. Ama biz hain değiliz.”

Bordo klavyelilerle sakın alay etmeyin. “Sadece klavyemi kullandım.” diyor bakın… Şöyle bir beyanı daha var zat-ı muhteremin: “Bir yıl önce internetin Mısır’daki politik sahneyi değiştirebileceğini söylediğimde, bazı arkadaşlarım benimle dalga geçti.”

Artık nasıl hırs (!) yaptıysa… İşin arkasında tabi ki bu herifin öngörüleri yatmıyor. Kendi ülkesinde kurulmuş yabancı okullarda “ajan” olarak yetiştirilmeyi kabullenen bir kimsenin mankurt kadar da iradesi olamaz. Mısır Ulusal Bankası eski yönetim kurulu üyesi Afaf Nacid Tahrir meydanına gidiyor ve o da şu açıklamayı yapıyor:

“Bugün buraya ilk kez geldim. Çünkü Mübarek hala ‘eski’ yüzlerle buluşuyor. Burada bulunmamın bir başka nedeni de Gonim. Gonim iktidar partisinin artık bittiğini söylediğinde haklıydı.

Afaf Nacid’in açıklamalarından Hüsnü Mübarek’in zamanın ruhunu anlayamadığını anlıyoruz! Oysa Vail Gonim’in klavyenin siyaset sahnesine etkisiyle Eric Schmidt’in teknoloji hakkındaki görüşleri uyuşuyor. Eric dostumuz şöyle demiş:

“Katı gizlilik eskide kaldı. Google üst seviyede Big Brother olacak.”

Rasim Ozan Kütahyalı’nın tarihe geçen tek sözüyle tepkimizi verelim: “Haydaaa!”

Afaf Nacid’in Hüsnü Mübarek hakkındaki açıklamasını kaçırmayalım. Ne diyordu? “Mübarek hala ‘eski’ yüzlerle görüşüyor.”

Constantjin, Hollanda kraliçesinin oğludur. Bilderberg üyesi bu “genç” adam, uluslar arası gücü bankacıların elinde topluyor. Constantjin’in genç nesilden olması, Zeitgeist Google’ın gücün genç nesile devredilmesiyle oluşması, gücün uluslar arası bankacıların elinde toplanırken Mısır’da Google çalışanı Gonim’in isyan başlatması, o isyana katılan Afaf Nacid’in de eski bir bankacı olması… Bilderberg gider Googleberg gelir, o gider başkası gelir; ancak ne yazık ki pislik bitmez.

Rabiacılar

Mursi darbeyle devrildikten sonra darbe yanlıları Tahrir meydanında toplanıp zafer işareti yapıyordu. Mursi yanlıları da Rabiatul Adeviyye meydanında toplanıyordu. Bu meydanda toplananlar elleriyle “dört” işareti yaparak gösteri düzenliyordu.

Meydan, adını Rabiatul Adeviyye adında dindar olarak tanınan bir kadından alıyor. Rabia Arapça’da “dört” demektir. Adeviyye de ailesinin dördüncü kızı olduğu için “Rabiatul Adeviyye” adını almıştır. Meydandakiler işte buna bir atıfta bulunmak için elleriyle dört işareti yaptıklarını ifade etmiştir. Gerçekte bu işaretin başka bir manası veya tarihi bir derinliği yok mudur?

Elbette hem manası hem de tarihi derinliği vardır.

Tarihi derinliği Emevi lideri Muaviye’ye dayanır. Bilindiği üzere Muaviye, Hz.Ali’ye karşı halifelik iddiasındaydı ve onunla mücadele içindeydi. Halifeliğini meşrulaştırmak isteyen Muaviye, taraftarlarının karşısında sürekli “dört” işareti yapmaktaydı. Bu işareti Hz.Ali ile mücadele halindeyken de halife olduktan sonra da kullanan Muaviye’nin maksadı Hz.Ali ve yandaşlarını yok hükmünde saymak ve kendisinin dördüncü halife olduğunu kabul ettirmekti. Hatırlarsanız daha önce Kadıyaniler’den bahseden bir yazı yazmıştım. Avrupa Parlamentosuna “Halife” sıfatıyla çağrılıp konuşma yapan Mirza Mesrur Ahmed’in ve sülalesinin de bir “dördüncü” olma takıntısı vardır.

Rabia’nın diğer manası ise Masoniktir.

Masonlar tokalaşırken başparmaklarını içe doğru kıvırır ve dört işareti ile selamlaşır. Bunu birbirlerini tanıma yöntemi olarak kullandıkları bilinmektedir. İşaretin eski pagan kültüründe “Rabbi reddederim!” manasına gelmesi de ilginçtir. Aynı işaret Sümer tabletlerinde karanlık ruhları simgelemekteydi. İran yanlısı olduğunu beyan ederek gündeme gelen ve mecliste olmasıyla biz Türkçüleri şaşırtmayan CHP İstanbul Milletvekili Eren Erdem, bu konuda Aydınlık’ta kaleme aldığı yazısında şöyle bir açıklama yapmış:

“Eski pagan kültüründe RAB-İN-A ‘Rabbi reddederim.’ demektir. Arapçada rabia dört demektir. Dört ve dördüncü. Ortadoğu sembolizminde çok eskilere dayanan Rabia işareti, pagan geleneğinde kullanılmıştır. Yaratılışın dört enerjisinin (açık olan dört parmak) düşmüş enerjiye (kapalı baş parmak) biat edişini sembolize eden bu harekete car-i yek de denir. Car dört köleyi simgelerken, yek esir edene işaret eder. Tavla oyununu oynayanlar bu kavramı bilirler. Car’i-yek 4-1 zarının karşılığıdır. Arapçadaki cariye kelimesi buradan gelir. Tek sahibe hizmet eden köle (cariye), bu kavramın anlamıdır. Lakin bu sembolü eski Sümer tabletlerindeki karanlık ruhlarda görebilirsiniz. Asurlardan Sümerlere kadar karanlık ruhları temsil eden, savaşılması gereken ruhları simgeleyen heykellerdeki hemen hemen bütün el figürlerinde bu işaret vardır.”

Yiğit Türk kızı Kübra Dağlı’ya “Bozkurt yerine Rabia yapsaydı.” diyen beyinsizleri hatırladınız mı? “Atatürk Masonlar gibi elini göğsüne götürüyor.” diyenleri peki? Hepsini unutun gitsin. Hayatınızda ve hafızanızda boş isimlere yer vermeyin. Bizim simgemiz Bozkurt’tur. Arap seven Mısır’a gitsin veya Masonlarla Rabia işareti yaparak tokalaşsın.

Tevekkül Karman

Tevekkül Karman, Yemenli bir aktivist olarak tanınmıştır. Yemen’de “Arap Baharı” kapsamında başlamış isyanların uluslar arası kamuoyunda simge ismi bu kadındı. 2011’de Nobel Barış Ödülünü Liberya iç savaşında rol alan Leymah Gbowe ve Afrika’nın ilk kadın başkanı Ellen Johnson Sirleaf ile paylaşmıştır. Gbowe ile ortak yanı “şiddet içermeyen barışçıl eylem” lideri olmasıdır. Ellen Johnson ile ortak yanı ikisinin de Batı yanlısı olmasıdır. Zira Ellen Johnson Sirleaf başkan olmadan önce IMF, Afrika Kalkınma Bankası ve Dünya Bankası kurumlarının Liberya temsilcisi idi. Tevekkül Karman 2012’te Türkiye vatandaşlığına geçmiş, akabinde Suriyelilere “Savaşın.” çağrısı yapmıştı. Michel Obama’nın da kankasıdır.

secretary-clinton-and-first-lady-obama-with-2011-nobel-peace-prize-laureates-leymah-gbowee-and-tawakkol-karman Elti gibi yan yana dizilen hanımlardan en sağdaki Tevekkül Karman’dır.

Birinci acayiplik, kadının hem Nobel Barış Ödülü alması hem de bir yıl sonra savaş çağrısı yapmasıdır. İkinci acayiplik, Suriyelilere savaş çağrısını T.C. vatandaşı olduktan sonra yapmasıdır. Üçüncü acayiplik, kendini Amerikan politikasını korumakla mükellef hisseden siyasal İslamcılardan biri olarak 15 Temmuz’dan sonra başlayan demokrasi nöbetlerine katılmasıdır. Darbe girişimini ABD’nin organize ettiğini dünya alem biliyor. Dördüncü acayiplik, kendi ülkesinde zafer işareti yaparak eylemlere katılan bu kadının Türkiye’de demokrasi nöbetlerinde Rabia işareti yapmasıdır.

Kendisini bukalemun zannedebilirsiniz. Eğer bir insana bukalemun benzetmesi yapıyorsanız o insan ya kukladır ya da doğrudan ajandır. Kaldı ki darbe girişimi sonrası sokağa çıkan bir grup önceden çalışmışçasına meydanlarda Mısır usulü eylem yapmaktaydı. “Darbe olmazsa iç savaş çıkarırız.” diye ortaya konan B planı da Türk milletinin TSK’ya olan güveni ve bağlılığıyla boşa çıkmış; sadece bir kısım ahmaklar askeri lojmanlarda insanları rahatsız etmekle yetinmiştir.

Demokrasi için nöbet tutarken vatanınızı elinizden alacaklardı.

1Konu hakkında ayrıntılı bilgi için: Erol Bilbilik’in Big Data Age isimli kitabından faydalanabilirsiniz.

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on TumblrShare on Google+Email this to someone