Zeytin Ağacı

Lise 1’i Biga Atatürk Anadolu Lisesi’nde okudum. Biga Çanakkale’nin “nevi şahsına münhasır” ilçelerinden biridir. 17 buçuktur. Ailemin yaşadığı, doğup büyüdüğüm Küçükkuyu’mdan 3 saat kadar uzaktır…

Orada okurken evimi, ailemi, Küçükkuyu’yu çok özlerdim. Hatta yurda yerleştiğimin ikinci gecesi yurttan kaçıp ailemin yanına gittiğim için bütün sene adım “Firari Düzgören”e çıkmıştı.

Biga’da bir gün okuldan yurda yürürken okulun karşısındaki caminin bahçesinde bir zeytin ağacı görmüştüm. Babam zeytincidir benim. Zeytin önemli yani hayatımda. Oturdum ağladım ağacın altında. Memleketim, 14 yıllık hayatım, hüzünlerim, mutluluklarım aklıma geldi.

Biga’da benim memleketimdi, sonuçta Çanakkale’nin içerisindeydim. Ama Küçükkuyu’dan ayrı olmanın verdiği özlem ve hüzün o zeytin ağacının altında boşalmıştı.

Bizim Küçükkuyu’nun özelliği Trakya’nın son halkası, Ege’nin başı, Yörük, Türkmen ve Adalıların kesişim noktası olmasıdır. Bu üzerime o kadar sinmiş ki, bir bütün olarak Küçükkuyu’yu zeytinde birleştirmişim kendi içimde…

Şu an Bilecik/Bozüyük’te yaşıyorum. Yine bir Muhacir ve Yörük yurdunda olmama rağmen her ne zaman bir Ege Türküsü duysam aklıma zeytin ağacı gelir. Eksikliği beni hüzünlendirir.

Küçükkuyu’daki Türkmenler Alevidir. Nerede bir Alevi türküsü duysam bizimkiler aklıma gelir. Türkmen arkadaşlarımı, komşularımızı düşünür, onları özler ve hüzünlenirim.

Ne zaman bir Rumeli Türküsü duysam Rus Harbi’nde, Balkan Savaşları’nda yaşananlar aklıma gelir, gözlerim dolar.

Ben kendim Bayat Yörüğüyüm. Bizim oranın Çepni Yörükleri meşhurdur. Bozüyük’ün de Çepni adlı bir köyü var. Çok güzel ekmek yaparlar. O ekmeği her yediğimde bizim Çepniler aklıma gelir, daha bir afiyetle yerim.

Kıpçak komutanlardan Memlük hükümdarı Baybars’a olan sevgim bir başkadır. Her ne zaman bir Kazakistan şarkısı duysam veya Kazakistan Türk’ü görsem aklıma Baybars’ın yiğitlikleri gelir, hüzünlenirim, Kazak Türk’ü arkadaşlara bir başka samimiyetle yaklaşırım.

Ahıska Türkleri Kıpçak Türklerindendir. Kıpçaktırlar ama Oğuz lehçesi konuşurlar. Turan’ın vücut bulmuş hali gibidirler. Onlara ayrı bir sempati duyarım ve yaşadıkları aklıma geldikçe hüzünlenirim. İçimizde yakın tarihte en çok acı çeken onlardır…

TV’de veya başka yerlerde bir Azerbaycan Türk’ü gördüğümüzde heyecanlanırız biz. Etrafımızdakiler anlamazlar bunu. “O Türk’de çevrendekiler değil mi?” diye sorarlar.

Bizimkisi Turan aşkı…

Bizimkisi yıllardır hasret duyduğun kardeşine kavuştuğunda ona yıllardır beraber yaşadığın kardeşinden daha çok ilgi göstermek gibidir.

Çünkü o kadar çok şey kaçırmışsındır ki aradaki farkı kapatman lazım diye düşünürsün.

***

Bizimkisi zeytin ağacına duyulan hasret işte.

Bir Çökertme türküsü ile Güzelköy haricinde hiç bir yerine gitmediğim Muğla’ya hüzünleneceğim şimdi.

Muğla’daki kardeşlerime selam olsun…

Çerkes kaymakam da mezarında ters dönsün.

 

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on TumblrEmail this to someone