Zulmün Sesi Kopuzda

Doğu Türkistan’da zulüm olup olmadığını anlamak için, yalnızca internetten gelen mesajlara itimat edilmez. Google’a “Mao babam Uygurlara zulüm mü ediyor” diye yazılmaz. Oturulan yerden senaryo uydurulmaz. ABD düşmanlığı yapmak adına Çin’in kucağına oturulmaz. Rusya’ya abi, İran’a kardeş ayakları çekilmez. (1)

Bir toplumda zulüm olup olmadığını anlamak için, devlet tarafından finanse edilen, çoğu kolpa olan sözde tarihçi-araştırmacı-yazar tayfasının kitaplarına müracaat etmek de ilk yapılacak işlerden değildir.

Toplumda zulüm olup olmadığını anlamak için, strateji üzerine yazılmış makale ve kitaplara bakıp, “Çin büyük güç, ABD de bu yüzden Doğu Türkistan’da zulüm varmış gibi gösteriyor” gibi ilkokul seviyesinde tezler de öne sürülmez.

Bir toplumda zulüm olup olmadığını anlamak için, insanın kulağına hem sağdan hem de soldan yaklaşan sarı ve soluk benizli şeytanların İblis Mao için fısıldadıkları yalanlara da itimat edilmez.

“Halkçıyız” diyenler niçin “halk edebiyatı” denen kavramı incelemiyorlar?

Bir toplumun acısını, kederini, mutluluğunu, kaygısını yansıtan en temiz ayna, milletin sinesinden çıkan ve ozanların, aşıkların sözlerinde, sazlarında kendisini gösteren milli edebiyattır.

Sorunun cevabı budur. Daha kaba cevabı, “it iti ısırmaz” atasözüdür.

Bu aralar internet ortamında moda tabirle “popüler” olmuş bir Abdurehim Heyit türküsü var… Günümüzün duygusal (!) insanları bu şarkının sadece “canan mısen?” kısmıyla ilgilendikleri için, şarkının sonundaki,

“Dedim: Bilezik? Dedi: Kolumda; Dedim:Ölüm vardır, dedi: Yolumda; Dedim: Korkar mısen? O dedi: Yok yok”kısmını unutuyorlar… Yani, Doğu Türkistanlı bir kardeşimizin fısıldayarak “esareti anlatıyor” dediği kısmı…

Şimdi sarı ve soluk benizli şeytanlara “Güzel Türkistan senge ne boldı” türküsünde “şair neyi anlatıyor?” diye sorsak, illa ki “Türkistan’ın güzel olduğunu ve zulüm olmadığını anlatıyor” diyeceklerdir. “Mao babamızı övüyor” diye gururlanacaklardır. Ancak Türkistan ozanları da onlara: “İnanmayın, aldanmayın, ey Türk yiğitler” diye seslenmekten çekinmeyecek, yine ellerindeki kopuzla, dombırayla, sazla ölüme gideceklerdir.

Mao okuduğu kadar kendi kanından olanın ve kendisiyle aynı dili, aynı duyguyu paylaşanın eserlerini okumayan, dinlemeyen adam, mankurtlaşmadan köpekleşen, soysuzlaşan kişidir. Gafil değil, vatan hainidir.

Dünyaya, sadece insana değil, hayvana, bitkiye, mezardaki ölüye bile zulmetmekle nam salmış; hayvanın yemeye tamah etmediği şeyleri zevkle yemekten çekinmeyen; her ulustan insanın kültüründen fiziksel görünüşüne kadar yadırgadığı, hatta bakmaya midesinin el vermediği insanların zalim olmadıklarını iddia etmek…

Her devirde kulağına fısıldayan albızlar olur Türk…

Sen Manas’a, Kür Şad’a, Osman Batur’a kulak ver!

(11 Temmuz 2015)

(1) Malum kişiye gönderilen mesajlar da Çinli Müslümanlar olan Dunganlara aittir.

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on TumblrEmail this to someone