Köşe Yazıları

19.yüzyılda, “Milletler Zindanı” olarak adlandırılan Çarlık Rusya’sında esaret altında olan 30 milyon Türk; cehalet ve sefaletin de esiriydi. Eğitim görmeleri için ellerindeki iptidai medreselerden başka kurum bulunmamakla beraber bu medreseler de yalnızca Kuran okutuluyor, modern anlamda bir müfredat bulunmuyordu. Rus Çarları; Türkleri sürekli ve toplu olarak sürgün ve katliamlara maruz bıraksalar da izledikleri bu siyaset […]

Devamını Gör

Hukuk yeterince işlese/işletilse terörle iş birliğini bırakın, yakınından geçen bir kişinin yahut siyasî oluşumun seçime girmesi söz konusu dahi olmaz. Bu durum, antidemokratik bir yaklaşım olarak da açıklanamaz. Vatanın bağımsızlığı, bütünlüğü ve güvenliği asıl olandır. Bir sistem, kendisini yok edecek bir açığı içinde barındıramaz, barındırmamalıdır. Terörle iş birliği açıkça ortada olan HDP’nin 3 belediyesindeki belediye […]

Devamını Gör

İstanbul seçimlerinde, AKP’nin yaptığı en büyük hatalardan biri, Ekrem İmamoğlu’na yapılan “Pontus” göndermesi oldu. Bu, özellikle Trabzonlu vatandaşlarımızın yoğun tepkisini çekerken, sonraki gelişmeler, AKP’nin içinde bulunduğu son hali ortaya koydu. Sayın Binali Yıldırım, Diyarbakır’a gidip “Kürdistan” ifadesini kullanınca, görmüş olduk ki, AKP kendisine destek vermeyene de, destek istediğine de ayrıştıcı ifadeler kullanmakta ve son derece […]

Devamını Gör

Ülkemiz gündemini uzun bir süre işgal eden İstanbul seçimleri de sonuçlandı. Millet İttifakı adayı Ekrem İmamoğlu, Cumhur İttifakı adayı Binali Yıldırım’a karşı, ciddi bir oy farkıyla seçimden galip ayrıldı. Tabi ki herkes için kestirmesi en kolay sonuç, bugünden itibaren Türkiye’nin farklı bir noktaya doğru ilerleyeceği oldu. Türkiye hangi noktaya ilerlerse ilerlesin, Türk siyasetinin geleceğinde AKP’nin […]

Devamını Gör

Genel seçim havasında bir yerel seçim hatta sadece bir yerelin seçimini yaşıyoruz. Emekleme dönemini bir türlü aşamayan Türk demokrasisi bir süre daha bu seviyeden ileri gidemeyeceğini bir kez daha göstermiştir. Sonradan görme zenginler gibi zamanında azınlık olanlar, ezilenler, hakkı yenenler iktidarı ele geçirdiğinde geldikleri yeri unutup kendinden olmayanları kendinden beter hale sokma çabası da ayrı […]

Devamını Gör

Uzun zaman önce, Sümerolog Muazzez İlmiye Çığ’ın, “Sümerler Türklerin Bir Koludur” eserinde, “lu.keng.ir” kelimesine rastlamıştım. Muazzez Hanım, bu kelimeden yola çıkarak, Türkçedeki “Kenger” kelimesiyle bağlantı kuruyordu. Eser şu anda elimde bulunmadığından, çok ayrıntıya giremeyeceğim. Kısa bir araştırma yaptım ve farklı Sümer araştırmacılarının, bu kelimeyi biraz daha farklı şekillerde okuduğunu gördüm. Bekmurat Gerey, “5000 Yıllık Sümer-Türkmen […]

Devamını Gör

Sosyal medyanın, birçoğumuzun da fark ettiği üzere, olumlu ve olumsuz pek çok yanı vardır. Yoğun bir bilgi kirliliği, palavracılarla sağır duymaz uydururcuların bir araya geldiği bu ortamda, gerçeği arayan, yanlışı gösterip doğruyu bulma çabasına giren insanlar da vardır. Bu iki durum, tıpkı gerçek dünyadaki gibi birbirine geçmiş durumdadır. İyi ve kötü, doğru ve yanlış, olumlu […]

Devamını Gör

Üniversitede bir Hocamız, ders sırasında konu oraya geldiği için, “od” kelimesinin Farsça mı, Türkçe mi, olduğu üzerine bir soru sordu. Zannederim bu konuda kendisinin de bir fikri yoktu. Çünkü bir anda birçok öğrenci Farsça ya da Türkçe diye görüş bildirirken, muhafazkar bir arkadaş çıkıp “Arapça” dedi. Hoca da “Arapça mı? Tamam öyleyse” dedi ve konu […]

Devamını Gör